Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22109 E. , 2025/5262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/74 Esas, 2024/1397 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına (sanık ... yönünden), istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret (sanık ... yönünden),
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22109 E. , 2025/5262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/74 Esas, 2024/1397 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına (sanık ... yönünden), istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret (sanık ... yönünden), Onama (sanıklar ... ve ... yönünden) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin sanık ... yönünden kurulan hüküm dışında temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin süresinde olduğu tespit edilmekle, Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2022/296 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçundan beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2024/74 Esas, 2024/1397 karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında istinaf talebinden vazgeçtiğinden bahisle istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebi hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188/3, 188/4-a, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delil bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, kullanıcı olduğuna ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık müdafiinin temyiz istemi salt vekalet ücreti talebine ilişkindir. 3.Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Delil bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, kullanıcı olduğuna, arama kararının hukuka aykırı olduğuna, iştirak iradesi olmadığına, yardım eden hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması ve beraat etmesi gerektiğine gerekçelerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın gönderdiği dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık ... yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir. 2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olduğu ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre; sanık ... hakkında alınan istihbari bilgi üzerine kolluk ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda içinde bulunduğu değerlendirilen aracın tespiti üzerine ilgili aracın durdurulduğu, aracın şoför koltuğunda sanık ...'ın olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama kararına binaen arka koltukta sanık ...'in yanında bulunan çantaların içinden metamfetamin, esrar ve sentetik kannabinoid ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, arama tutanağı, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş biçimi, kullanım miktarının üzerinde oluşu, kriminal inceleme raporu ve tüm dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde delillerin hukuka uygun elde edildiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde, şartları oluşmadığından yardım eden hükümlerinin uygulanmamasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık ... yönünden dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2024/74 Esas, 2024/1397 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3 ve 188/4-a maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafından kendisine zorunlu müdafii görevlendirildiği, yargılama sonunda beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere müdafii; "Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı" ifade etmektedir (5271 sayılı Kanun, madde 2). Bu avukatın seçilmiş ya da görevlendirilmiş olmasında hak ve sorumlulukları itibarıyla bir fark bulunmamaktadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kanuni dayanağı olan 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesinde, asgarî ücret belirleme hususunda zorunlu müdafi ile seçilmiş/vekâletnameli müdafi arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer alan; "Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." hükmü ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun değinilen kararı nazara alındığında, beraat eden sanık müdafii lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihi itibarıyla tarifenin ilgili bölümünde belirlenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 24.06.2025