Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22176 E. , 2025/7342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/9 Esas, 2022/304 Karar SUÇ : Parada sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22176 E. , 2025/7342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/9 Esas, 2022/304 Karar SUÇ : Parada sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2021 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 197/1, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 15.12.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/64 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77997 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25/04/2024 tarihli ve 2023/4512 esas, 2024/3537 karar sayılı ilâmında yer alan, "... parada sahtecilik suçunun temadi eden suçlardan olduğu, sanığın parada sahtecilik eyleminin fiili veya hukuki kesinti olmaksızın 15.08.2018 tarihine kadar devam ettiği, sanığın fiillerinin suçun temadi etmesi sebebiyle tek suç oluşturup ayrı ayrı suçları oluşturmadığı ve olayda dosya kapsamına göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olmadığı olayın temadi eden tek fiil oluşturduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü gereğince sanık ...hakkında aynı fiil nedeniyle daha önce açılan dava nedeni ile yargılama yapılıp mahkûmiyet kararı verilmiş olduğu anlaşıldığından mükerrer açılan bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı 21/07/2019 tarihli eylemi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05/11/2019 tarihli ve 2019/93739 soruşturma, 2019/36432 esas, 2019/5800 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda mahkumiyet kararı verildiği, Adı geçen sanığın inceleme konusu 09/07/2019 tarihinde işlediği aynı nev'îden suç sebebiyle Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 30/11/2021 tarihli ve 2019/4457 soruşturma, 2021/1843 esas, 2021/229 sayılı iddianamesi üzerine yapılan yargılama neticesinde verilen sanığın mahkumiyetine ilişkin Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2022 tarihli ve 2022/9 esas, 2022/304 sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Bu haliyle, sanığın her iki eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan, Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/326 esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 14/10/2019 tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, parada sahtecilik suçunun temadi eden suçlardan olduğu, sanığın parada sahtecilik eyleminin fiili veya hukuki kesinti olmaksızın devam ettiği, sanığın fiillerinin suçun temadi etmesi sebebiyle tek suç oluşturup ayrı ayrı suçları oluşturmadığı, aynı fiil nedeniyle daha önce açılan dava nedeni ile yargılama yapılıp mahkûmiyet kararı verilmiş olduğu anlaşıldığından mükerrer açılan bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Kanun yararına bozma istemine konu Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/9 Esas sayılı dava dosyasında özetle; 09.07.2019 tarihinde Bartın'da bulunan hükümlünün, ATM başındaki önce suçtan zarar gören Yaşar'a, daha sonra suçtan zarar gören Hakan'a bir adet 200,00 TL uzattığı ve suçtan zarar görenlerden bu paraları bozmalarını istediği, suçtan zarar görenlerin bu paraları ATM'ye yatırmak istedikleri sırada paranın sahteliğini anladıkları ve kolluğa müracaatta bulundukları, söz konusu bu iki olaya ilişkin yürütülen soruşturma neticesinde Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2021 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 197/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 197/1, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 15.12.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. 2. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/326 Esas sayılı dosyası ile birleşen Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/374 Esas sayılı dosyasında ise özetle; 21.07.2019 tarihinde İstanbul ili Beylikdüzü ilçesinde bulunan hükümlünün, bankamatik yanındaki suçtan zarar gören ...ten bir adet 200,00 TL'yi bozmasını istediği, suçtan zarar görenin parayı bozduğu ve hükümlüden aldığı parayı ATM'ye yatırmak istediği sırada paraların sahte olduğunu anladığı ve kolluğa müracaatta bulunduğu, olayla ilgili olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2019 tarihli iddianamesi ile parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/374 Esas, 2019/610 Karar sayılı birleştirme kararı üzerine Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2019/326 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 197/1, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 14.06.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un 197. maddesinde düzenlenen parada sahtecilik suçu, sahte paranın üretilmesinden tedavüle koyulmasına kadarki her aşamada yer alan failin cezalandırılmasını sağlayacak şekilde, seçimlik hareketlerle işlenebilecek bir suç olarak düzenlenmiştir. Tahdidi olarak sayılan seçimlik hareketlerden birinin yapılması suretiyle suç oluşacaktır. Bu seçimlik hareketlerden biri olan ve uyuşmazlık konusunu ilgilendiren tedavüle koyma eylemi, sahte paranın günlük hayatta ekonomik dolaşıma sokulması diğer bir anlatımla mal veya hizmet alımında kullanılarak piyasaya sürülmesi olarak tanımlanabilir. Sahte paranın piyasaya sürülmesi suretiyle failin egemenlik alanından çıkıp parayı alan muhatabın egemenlik alanına girmesiyle sahte paranın tedavüle koyulması suçu tamamlanır. Piyasaya sürülen tek bir sahte para olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Tedavüle koyma eylemi niteliği itibarıyla süreklilik arz edip teselsülü bünyesinde barındırdığından aynı anda temin edilen sahte paraların değişik tarihlerde kesintisiz olarak piyasaya sürülmesi hâlinde zincirleme suç veya gerçek içtima kuralları uygulanmayacak ve failin bu eylemleri tek suç olarak kabul edilecektir. Öğretide de bu husus; "Sahte paranın tedavüle sunulması fiilinin birden fazla hareketlerle icra edilmesi hâlinde de tek fiil bulunduğu kabul edilir. Örneğin failin Ankara'dan yola çıkıp İzmir hattındaki tüm il ve ilçelere uğrayarak sahte parayla çeşitli yerlerde alışveriş yapıp tedavüle koyması hâlinde eylem kesintisiz olarak sürdüğünden tek suç oluşur, 43. madde uygulanamaz." şeklinde açıklanmıştır (Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Türk Ceza Kanunu, 5. Cilt, Ankara, 2014, s. 6059). Nitekim Yargıtayın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Öte yandan, tipikliğin gerçekleşmesi ile tamamlanan ve aynı zamanda biten diğer bir ifade ile icrası devam etmeyen suçlara anî suç, suçun unsuru olarak gösterilen hareketin yapılmasıyla tamamlanan ancak icrası devam eden suçlara mütemadi suç adı verilmektedir. Kesintisiz suçlarda ihlal bir anda olup bitmemekte, zaman içinde failin iradesi veya üçüncü kişilerin müdahalesi ile kesintiye uğrayıncaya kadar devam etmektedir. Failin iradi davranışının kesintiye uğradığı anda ise temadi bitmekte yani suç işlenmiş olmaktadır. Bu aşamada uyuşmazlığın çözümüne katkısı bakımından hukuki ve fiili kesinti kavramları üzerinde durulması gerekmektedir. Yapılmakta olan soruşturma sonucunda toplanan delillerin failin suçu işlediği yönünde yeterli şüphe oluşturması üzerine Cumhuriyet savcısınca şüpheli hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesi uyarınca iddianamenin düzenlenmesiyle hukuki kesinti oluşmaktadır. İddianamenin düzenlenmesiyle olaylar arasında hukuki kesinti oluştuğundan iddianamenin düzenlenmesinden sonra devam eden eylemler ise başka bir ceza soruşturmasının konusunu oluşturacaktır. Başka bir anlatımla sanık hakkında iddianame düzenlendikten sonra, sanık tarafından aynı suçun tekrar işlenmesi durumda, yeni ve ayrı bir suç söz konusu olacaktır. Bazı durumlarda ise fiili kesintinin varlığını kabul etmek gerekmektedir. Zira Anayasa'nın 141. maddesinde; "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı kapsamında davaların makul sürede görülmesi ilkeleri benimsenmiş olup soruşturma ve kovuşturma sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanarak maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle soruşturma makamının soruşturma sürecini hızlı bir şekilde tamamlamayıp süreci sürüncemede bırakmasıyla mağdurun elinde olmayan nedenlerle aleyhine çıkabilecek sonuçların ortadan kaldırılması için hukuki kesintinin gerçekleşmediği durumlarda fiili kesintinin oluşabileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu bağlamda, fiili kesintinin birçok Yargıtay kararında failin eylemine ara vermesi veya tutuklanması, askere gitmesi, uzun bir süre hastanede yatması gibi nedenlerle eylemini sürdürememesi hâllerinde meydana gelebileceği belirtilmiştir. Ancak, belirtilen nedenlerin varlığı durumunda fiili kesintinin muhakkak oluştuğu söylemek mümkün değildir. Her somut olay içerisinde birbirinden çok farklı özellikler barındırabileceğinden bu durumlarda eylemlerin gerçekleştirildiği yer ve araya giren zaman aralığı gibi hususlar gözönünde bulundurularak suç işleme kararının yenilenip yenilenmediği ve bu bağlamda fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca belirlenmelidir. 4. Parada sahtecilik suçu kesintisiz suçlardan olup iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin oluştuğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2019 tarihli ve 2016/8-1435 Esas, 2019/624 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, yakalama, araç ve üst araması ya da ifade alınması gibi işlemlerin fiili kesintiyi oluşturduğu dikkate alındığında, hükümlünün hukuki kesinti ya da fiili kesinti gerçekleşene kadar olan eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturmayacağı, inceleme konusu dava dosyasında her iki eylemin de ilk iddianamenin düzenlenmesinden önce işlendiği ve hukuki kesinti bulunmadığı, sahte parayı tedavüle sürme eylemlerinin aynı şekil ve aynı seri numaralı paralarla işlendiği dikkate alındığında hükümlünün eyleminin tek suça vücut verdiği, bu kapsamda Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.11.2021 tarihli iddianame ile açılan davanın mükerrer dava olduğu belirlenmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61. maddeleri uyarınca, hükümlünün suç kastının yoğunluğu, suçtan zarar gören sayısı, güttüğü amaç ve saiki hususları nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği, buna göre tayin edilecek cezadan, istinaf edilmeksizin kesinleşen Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2019/326 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararı ile verilen cezanın mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/9 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.