İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/23074 Karar: 2024/9594 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/23074 K.2024/9594

8. Ceza Dairesi 2024/23074 E. , 2024/9594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2638 E., 2022/175 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Der

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/23074 E. , 2024/9594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2638 E., 2022/175 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Der

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/23074 E. , 2024/9594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2638 E., 2022/175 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlardan 06.07.2018 tarihli eyleme yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz incelemesine tabi olmadığı; 07.10.2018 tarihli eyleme yönelik mahkumiyet hükmünün ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.10.2018 ve 09.10.2018 tarihli iddianameleri ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davaları açılmıştır. B. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/864 Esas, 2018/1281 Karar sayılı kararı ile Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/381 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/381 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Kuşadası 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/381 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında birleşen dava yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mükerrer açılan davanın reddine; 06.07.2018 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2019/2638 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 06.07.2018 tarihli suç yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 06.10.2018 tarihli suç yönünden mükerrer dava nedeniyle verilen davanın reddi hükmünün kaldırılarak yerine sanığın 06.10.2018 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.10.2018 tarihli ... yönünden usul ve yasaya uygun olan mahkumiyet hükmünün onanması ve 06.07.2018 tarihli ... yönünden hükmün temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle temyiz isteminin reddi yönünde karar verilmesi görüşlerini içeren Tebliğname ve ek Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; Hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında ceza verilmesi gerekirken her bir eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1.Dava konusu olay, sanığın temyize konu 07.10.2018 tarihinde uyuşturucu kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2.Sanığın 07.10.2018 tarihinde yapılan tahlil sonucunda idrarında uyuşturucu etken maddelerinin çıktığı ve alınan savunmasında uyuşturucu kullandığını ikrar ettiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Temyize konu 07.10.2018 suç tarihli birleşen davadaki ... yönünden, asıl dava dosyasındaki suç tarihi ile birleşen dava dosyasındaki suç tarihi ve isnat edilen eylemin aynı olduğu, sanık hakkında aynı eylemle ilgili olarak birleşen dava dosyasında dava açıldıktan sonra yeniden dava açıldığı anlaşıldığından mükerrer olarak açılan davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, "İlk Derece Mahkemesince birleşen dosyaya konu 06.10.2018 tarihli eylemi sehven ana dosyaya konu 06.07.2018 tarihli ... gibi değerlendirerek mükerrer dava bulunduğundan bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar vermiş ise de, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı içeriğinde işaret ettiği üzere ana dosya ve birleşen dosyaya konu eylemlerin farklı eylemler olduğu ve bu nedenle müstakil hükümler kurulması gerektiği sonuç ve kabulüne karar verilerek" sanık hakkında verilen davanın reddi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. 06.07.2018 tarihli ... yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. 07.10.2018 tarihli ... yönünden; UYAP sisteminde yapılan incelemede; Sanık hakkında 15.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/1587 Soruşturma sayılı dosyasında 24.03.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, denetim süresi içerisinde sanığın 16.04.2017 ve 17.04.2017'de gerçekleştirdiği eylemlerinin ihlal olarak değerlendirildiği ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 12.07.2017 tarihinde açılan dava ile Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.04.2018 tarihli 2017/273 Esas, 2018/259 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda "durma" kararı verildiği ve kararın 21.05.2018 tarihinde kesinleştiği, Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.11.2018 tarihli birleştirme önerisi üzerine durma kararı verilen dosyanın yeni esasla 2019/28'e kaydedildiği ve sanık hakkında 03.09.2017, 13.10.2017, 11.10.2019 ve 02.11.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından dolayı Kuşadası ve Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılıklarınca kamu davaları açıldığı ve açılan davaların Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/28 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmelerine karar verildiği ve mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında zincirleme şekilde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 29.06.2022 tarih, 2021/2969 Esas ve 2022/1959 Karar sayılı ilamıyla kesinleştiği anlaşılarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı atılı suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılmaktadır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra veya ısrar şartının gerçekleşmesi nedeniyle dava açma koşulları oluştuktan sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suça ilişkin eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan açılan kamu davasında da, davaya esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin ve erteleme kararının ihlali üzerine açılan davanın akıbetinin araştırılması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına esas alınan Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2017 tarihli ve 2017/1587 soruşturma sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda sanığın bu karara itiraz hakkına ilişkin sürenin gösterilmemesi suretiyle usule uygun yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bahsi geçen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeyeceği ve somut olayda temyize konu 07.10.2018 tarihli eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden inceleme konusu davada kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden öncelikle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin yukarıda belirtilen 29.06.2022 tarihli kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulması, sonucunun bekletici mesele yapılması ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi hükmünün kanun yararına bozulması halinde temyize konu dava ile birleştirilmesine karar verilerek sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. 06.07.2018 tarihli ... yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. 07.10.2018 tarihli ... yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönlerden incelenmeksizin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2019/2638 Esas, 2022/175 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla