Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24149 E. , 2025/3054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/782 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24149 E. , 2025/3054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/782 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2020 tarihli talepnamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılması istemi üzerine Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli kararı ile talepname doğrultusunda karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararı ile hükmün açıklanarak 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı sanık ve müdafiinin itirazda bulunması üzerine Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2023 tarihli kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/2482 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98392 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05/05/2015 tarihli ve 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/11. maddesinde açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün hangi şartların gerçekleşmesi halinde açıklanacağı açıkça belirtilmiş olup, bu düzenlemeye göre hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olması durumunda hükmün açıklanacağı, bunun için ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olmasının yeterli olduğu, ikinci suçun kesinleşme tarihinin öneminin bulunmadığı, ikinci suçun şikâyete bağlı veya re'sen soruşturulan bir suç olmasının da sonuca etkili olmadığı, yine ikinci suçtan mahkûmiyetin adlî para cezası ya da hapis cezası olması yanında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmiş olmasının da önemi olmadığı gibi kesin nitelikte olmasının da öneminin bulunmadığı, kanun koyucunun ikinci suçun kasıtlı bir suç olmasını yeterli gördüğü, ikinci suçtan verilecek mahkûmiyet hükmünün niteliği konusunda bir sınırlama getirmediği, somut olayda, adli sicil kaydından anlaşılacağı üzere sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın verildiği tarihten itibaren 5 yıllık denetim süresi dolmadan, sanığın 15/09/2021 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçundan Gaziantep 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2023 tarihli ve 2022/881 Esas, 2023/469 sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 15/09/2021 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında, hükmün açıklanması gerektiğinden mercii tarafından itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan on birinci fıkrası; "(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar..." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarihli ve 2014/8-145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararında, denetim süresinde işlenen ihbara konu suç ile ilgili olarak şu ifadelere yer verilmiştir: "5271 sayılı CMK'nun 231/11. maddesinde açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün hangi şartların gerçekleşmesi halinde açıklanacağı açıkça belirtilmiş olup bu düzenlemeye göre hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması durumunda hüküm açıklanacaktır. Bunun için ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir. İkinci suçun kesinleşme tarihinin önemi yoktur. İkinci suçun şikayete bağlı veya re'sen soruşturulan bir suç olması da sonuca etkili değildir. Yine ikinci suçtan mahkumiyetin adli para cezası ya da hapis cezası olması yanında TCK'nun 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmiş olmasının da önemi olmadığı gibi kesin nitelikte olmasının da önemi yoktur. Kanun koyucu ikinci suçun kasıtlı bir suç olmasını yeterli görmüş, ikinci suçtan verilecek mahkumiyet hükmünün niteliği konusunda bir sınırlama getirmemiştir. Kanun koyucunun muradı farklı yönde olmadığından, CMK'nun 231. maddesinden önce düzenlenen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin 6. fıkrasında olduğu gibi denetimli serbestlik süresi içerisinde işlenen ikinci suçtan verilecek mahkümiyetin niteliği konusunda kısıtlayıcı bir hükme yer vermemiştir." 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli kararı ile talepname doğrultusunda 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği ve sanığın 15.09.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren ve 13.07.2023 tarihinde kesinleşen Gaziantep 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/881 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararı ile açıklanması ile geri bırakılan hükmün, aynen açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkındaki hükmün açıklanma koşulları oluştuğu ve Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararında bir isabetsizlik bulunmadığından itirazın reddi yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/782 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.