Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24335 E. , 2026/965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1914 E., 2024/1871 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24335 E. , 2026/965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1914 E., 2024/1871 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2024/80 Esas, 2024/160 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline, mahsuba, müsadereye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2024/1914 Esas, 2024/1871 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararın hatalı verildiğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, hukuka aykırı delillerin hükme esas alındığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, haksız ve hukuka aykırı cezalandırmaya, kuşkudan sanık yararlanır ilkesine, uyuşturucu ticaretine ilişkin yan delil olmadığına, suç vasfına, kışkırtıcı ajan olarak suça teşvik edildiğine, eksik araştırmaya, tanıkların hepsinin dinlenmediğine ve detaylı soru sorulamadığına, delillerin değerlendirilmesine ilişkindir. 2. Sanığın Temyiz İstemi Olay günü kullandığı maddenin etkisinde olduğuna, zor durumda olduğu için gelen şahısa yardımcı olduğuna, ticari amacı olmadan elindeki uyuşturucuyu paylaştığına, suçun vasfına, ticarete ilişkin yan delillerin bulunmadığına, tanığın dinlenmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi üzerine sanık ile görevliler arasındaki alışverişte 300 TL karşılığında 1 adet alüminyum folyoya sarılı net 0,2 gram metamfetamin ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak, Gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin ardından fiziki takip gerçekleştirilmesi ile görevliler ile sanık arasındaki uyuşturucu alışverişine dair elde edilen verilerin tutulan tutanaklar ve uzmanlık raporu ile doğrulanması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suçun işlendiği yönündeki kabulde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2024/1914 Esas, 2024/1871 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin ardından yürütülen fiziki takipte, sanık ile görevliler arasındaki alışverişte 300 TL karşılığında alüminyum folyoya sarılı net 0,2 gram metamfetamin ele geçirilmiştir. Sanık ticari amacı olmadan zor durumdaki kişiye maddeyi paylaştığını ileri sürmüştür. Mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Hukuki İlke: Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve fiziki takip sonucu görevlilerle sanık arasında para karşılığı gerçekleşen alışverişin tutanak ve uzmanlık raporuyla doğrulanması, TCK 188/3 kapsamında satış eyleminin sübutu için yeterli sayılmıştır. Az miktarda madde ele geçmesi, para karşılığı devir tespit edildiğinde ticaret suçunun oluşumunu engellemez.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması (CMK 302/1).
Dava Strateji Notu: Gizli soruşturmacı delillerinde, görevlendirmenin usulüne uygunluğu ve suça azmettirme/kışkırtıcı ajan sınırının aşılıp aşılmadığı temel savunma eksenidir; suç işleme kararının önceden mevcut olup olmadığı sorgulanmalıdır. Para karşılığı devrin bir defaya mahsus ve zorunluluk hali altında gerçekleştiği savı, madde ve alışveriş dinamiği ile birlikte değerlendirilmelidir.