Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/245 E. , 2024/3179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1396 E. 2023/2247 K. SUÇ : İşkence HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine ver
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/245 E. , 2024/3179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1396 E. 2023/2247 K. SUÇ : İşkence HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında işkence suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun ) 94 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2017 tarihli ve 2014/77 Esas, 2017/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında işkence suçundan 5237 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bu kararın sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından eylemin zor kullanma yetkisinin aşılması suçunu oluşturduğundan bahisle lehe istinaf edilmesi üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli ve 2019/3248 Esas, 2021/2391 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında "işkence" suçundan verilen Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın atılı suçtan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2022/2096 Esas, 2023/3680 Karar sayılı kararı ile "Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli kararı ile sanık ... hakkında işkence suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunduğu ve bu karar karşı sanık hakkında aleyhe istinaf talebi bulunmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada sanığın müsnet suçtan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı hareket edilmesi " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/1396 Esas, 2023/2247 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz isteği; ceza miktarının az olduğuna ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan katılan ...'nın, 21.10.2013 günü kaldığı odayı yakmak suretiyle kurum malına zarar vermesinin akabinde, katılan sanık ...'nın ceza infaz kurumunda sorumlu infaz koruma baş memuru sanık ...'ın bilgi ve talimatları sonucunda, 22.10.2013 günü görevlilerce yumuşak oda tabir edilen odaya elleri arkadan kelepçeli şekilde olarak, havalandırma ve sağlık koşulları uygun olmayan, mevsim itibariyle soğuk-serin olabilecek ortamda üstünü örtecek birşey verilmeksizin bırakıldığı, bu şekilde yaklaşık 13 saat kadar elleri arkadan kelepçeli bıraktığı, 25.10.2013 günü saat 11:50 sıralarında, Cumhuriyet Başsavcısı ile cezaevinden sorumlu Cumhuriyet savcısının cezaevinde yaptıkları denetimleri sırasında durumu fark edip talimat vermeleri üzerine katılanın kelepçeden arındırılıp bu odadan çıkartıldığı, bu olay sonucunda Balıkesir Devlet Hastanesi'nin 04.02.2014 tarihli ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 02.03.2016 tarihli ve 1261 Karar sayılı raporuna göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, ayrıca Balıkesir Devlet Hastanesi'nin 04.02.2014 gün ve 212 sayılı raporunda, katılan sanığın yapılan psikiyatrik muayenesinde halen travma sonrası stres bozukluğu tespit edildiği, sanığın bu şekilde müsnet suçları işlediği iddialarına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'ın üzerine atılı işkence suçunu işlediği sabit görülerek 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında işkence suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bozma ilamı sonrasında sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Katılan sanık, tanıklar beyanları, adli raporlar, bilirkişi raporları ve sanığın kısmi ikrara dayalı savunması birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde Karabük T Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu'nda, iç güvenlik ve gözetimden sorumlu infaz koruma baş memuru olarak görev yapan sanık ...'ın, cezaevinde hükümlü olarak bulunan katılan sanık ...'nın, 21.10.2013 tarihinde koğuşunda bulunan eşyaları koğuş arkadaşı olan sanık Ferhat Bozkurt ile birlikte yakması olayından sonra İdare ve Gözlem Kurulunca henüz karar dahi alınmadan katılan sanığı elleri arkadan kelepçeleyerek yumuşak oda tabir edilen yere 22.10.2013 günü tek başına bıraktırdığı, odaya konulması esnasında hiç bir direnç göstermemesine rağmen yaklaşık 20 saat süreyle ters kelepçeli olarak burada tutulduğu, 23.10.2013 günü şikayetçi ...’i yaralama eyleminden sonra, odaya giren görevlilere karşı hiçbir saldırganlık göstermemesine ve odanın korunaklı olması nedeniyle kendisine de zarar verme ihtimali bulunmamasına rağmen, yaklaşık 2 gün süreyle bu ters kelepçe uygulamasına devam edildiği, 25.10.2013 günü denetime gelen Cumhuriyet savcısının talimatı ile serbest bırakılana kadar yarı aç, strafor ya da köpük tarzı bir şey üzerinde üstüne örtebileceği herhangi bir şey olmadan ve elleri arkadan kelepçeli olması nedeniyle hareket kabiliyetini kısıtlayarak kalmasına neden olarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, sanığın konum ve görevi itibariyle katılan sanığın bu süreç içerisinde maruz kaldığı eylemlerden haberdar ve sorumlu olduğu, böylece sistematik olarak süregelen ve insan onuruyla bağdaşmayacak nitelikte eylemleri gerçekleştiren sanığın yüklenen işkence suçunu işlediği sabit görülmüştür. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince, sanığın üzerine atılı suç için kanunda ön görülen alt ve üst sınırlar arasında, suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zarar göz önüne alınarak tayin edilen ceza miktarında ve katılan ...'nın sanık sıfatıyla yargılandığı aynı davada mahkum olması nedeniyle katılan vekili tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünememesi nedeniyle katılan yararına vekalet ücreti verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin temyiz nedenleri açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/1396 Esas, 2023/2247 Karar sayılı kararına karşı katılan ... vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi. ...