İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/290 Karar: 2025/2460 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/290 K.2025/2460

8. Ceza Dairesi 2024/290 E. , 2025/2460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/315 Esas, 2022/633 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/290 E. , 2025/2460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/315 Esas, 2022/633 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/290 E. , 2025/2460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/315 Esas, 2022/633 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükümlü ... hakkında Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli ve 2018/296 Esas, 2018/676 Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/4., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararının 05.12.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/633 Karar sayılı karar ile hükmün açıklanmasına karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 13.07.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/28191 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138613 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138613 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-5237 sayılı Kanun'un “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki 50/3. maddesi karşısında, dosya arasındaki sabıka kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan 25 gün kısa süreli hapis cezasının zorunlu olarak seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; Karar tarihinden önce 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 12. madde ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca sanığa yüklenen 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesindeki suçun ön ödeme kapsamına alındığı nazara alınarak, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231/8. maddesi; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." 231/11. maddesi ise; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelere göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usulüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi halinde hüküm açıklanacaktır. 3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddeleri hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir. 4. 7201 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından hükümlünün adına çıkartılan "denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin" ihtarı içeren meşruhatlı davetiyenin öncelikle duruşmada bildirdiği adrese Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılarak tebliğ edilmesi, tebliğ imkansızlığı durumunda ise Tebligat Kanunu hükümlerine göre hareket edilerek, duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, hükmün açıklanacağı duruşmaya ilişkin tebligatın, hükümlünün savunması alınırken bildirdiği adresten farklı bir adrese gönderildiği dolayısıyla duruşmaya usulüne uygun şekilde davet edilmediği böylece savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmış ise de, yokluğunda verilen 23.06.2022 tarihli karara ilişkin tebligatın da hükümlünün son bildirdiği adresten farklı bir adrese gönderildiği dolayısıyla henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla