İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/3304 Karar: 2025/4272 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/3304 K.2025/4272

8. Ceza Dairesi 2024/3304 E. , 2025/4272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1197 E., 2023/1025 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/3304 E. , 2025/4272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1197 E., 2023/1025 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/3304 E. , 2025/4272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1197 E., 2023/1025 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçun kurulan mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında 08.03.2022 ve 18.03.2022 tarihli eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 31.03.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan hüküm yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında atılı suç yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, 08.03.2022 tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerini yolda gören sanığın kaçmaya başlaması üzerine kovalamaca sonucu yakalandığı, kovalamaca sırasında paketler halindeki suça konu uyuşturucu maddeleri park halindeki bir aracın altına attığı, sanığın yakalanması sonrası suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu olaydan sonra 18.03.2022 tarihinde rutin devriye görevlerini ifa eden kolluk görevlilerinin makul şüphe üzerine sanığın evinde usulüne uygun olarak yaptıkları aramada evin muhtelif yerlerinde suça konu uyuşturucu maddeleri paketler halinde ele geçirdikleri, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; 08.03.2022 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticaret suçundan soruşturma başlatıldığı, 09.03.2022 tarihinde hakkında ifade alma, sorgu ceza mahkemesi işlemlerinin yapıldığı, adli kontrol uygulanmasına karar verildiği ve bu suretle fiili ve hukuki kesintinin oluştuğu, 09.03.2022 tarihinde sanığın ikametinde usulüne uygun olarak arama yapıldığı ve evinde uyuşturucu madde bulunmadığının tespit edildiği, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 18.03.2022 tarihinde ikinci kez aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, ilk derece mahkemesince tek suç kabul edilmek suretiyle eksik ceza tayin edildiği ve bölge adliye mahkemesince de eylemlerin zincirleme suç oluşturduğuna dair açıklama yapıldığı anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Olayların intikal şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanıkların aşamalardaki beyanları, suça konu uyuşturucu maddeler ve aparatlara ilişkin olarak alınan ekspertiz raporları, sanıktan alınan kan ve idrar örneklerine ilişkin raporlar, kolluk tutanakları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda eleştiri sebebi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 31.03.2023 tarihli, 2023/1197 Esas, 2023/1025 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 31.03.2023 tarihli, 2023/1197 Esas, 2023/1025 Karar sayılı kararı, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'in eleştiriye yönelik karşı oyları ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 08.03.2022 tarihli eylemde, sanığın kovalamaca sırasında park halindeki aracın altına attığı ve satışa hazır vaziyetteki metamfetamin uyuşturucu maddelerinin ele geçirildiği aynı gün evinde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu ele geçirilmediği 10 gün geçtikten sonra, 18.03.2022 tarihinde ikametinde yapılan aramada, paketler halinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair sanık aleyhine kesin, yeterli ve somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerin sanığın suç işleme kararını yenilediğini göstereceği şeklindeki kabulün varsayıma dayalı bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı, failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3. maddesi ile aynı Kanun'un 43. maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğu, ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu, aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararda eylemlerin ayrı ayrı suçlar oluşturacağına yönelik eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 27.05.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla