İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/3674 Karar: 2025/2010 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/3674 K.2025/2010

8. Ceza Dairesi 2024/3674 E. , 2025/2010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1668 E., 2023/1588 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/3674 E. , 2025/2010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1668 E., 2023/1588 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/3674 E. , 2025/2010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1668 E., 2023/1588 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2022/182 Esas, 2023/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 12/05/2023 tarihli ve 2023/1668 Esas, 2023/1588 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, aramanın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın 21.07.2022 tarihli eyleminden sonra yakalanarak sorgusunun yapıldığı ve daha sonra adli kontrol şartı ile serbest bırakıldıktan sonra 08.09.2022 tarihli eylemi gerçekleştirdiği, ilk eylemi nedeni ile düzenlenen iddianamenin 13.10.2022, ikinci eylemi nedeni ile düzenlenen iddianamenin ise 12.10.2022 tarihli olduğu, bu hali ile hukuki kesintinin oluşmadığı ancak sanık hakkında yakalanma, tutuklanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi muhakeme işlemlerinin yapılıp, suç konusu maddeler yakalanıp el konulduktan sonra fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiği kabul edilerek sanığın iki ayrı suç oluşturan her iki eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, koşulları oluşmadığı halde farklı tarihlerde işlenen eylemlerin bir suç işleme kararı kapsamında işlendiğinin kabulü ile zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir mahkumiyet hükmü kurularak eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre, 21.07.2022 tarihinde sanığın ikametinde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğu istihbari bilgisi üzerine Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararı gereğince yapılan aramada uyuşturucu maddeler ile metamfetamin kalıntılı hassas terazi bulunduğu, 08.09.2022 tarihinde ise sanığın İzmir ilinden uyuşturucu madde getirdiği bilgisi üzerine aracın durdurulduğu ve suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak; Olay tutanakları, kriminal raporlar, sanığın aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeleri satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerekçesinde, aramaların hukuka uygun bulunmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 12/05/2023 tarihli ve 2023/1668 Esas, 2023/1588 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle, gerekçedeki eleştiri yönünden Üye ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 27.01.2022 tarihli eylemde sanık ...'in evinde ele geçirilen maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle, 47 gün geçtikten sonra da 08.09.2022 tarihinde de üzerinde ele geçirilen maddeleri ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve her iki olayda da ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 12.03.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla