İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/4870 Karar: 2025/5678 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/4870 K.2025/5678

8. Ceza Dairesi 2024/4870 E. , 2025/5678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1034 E., 2023/1804 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temy

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/4870 E. , 2025/5678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1034 E., 2023/1804 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temy

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/4870 E. , 2025/5678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1034 E., 2023/1804 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2022/410 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 25.09.2023 tarihli ve 2023/1034 Esas, 2023/1804 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Delilllerin usule uygun toplanmadığına ve değerlendirilmediğine, arama kararının hukuka aykırı olup elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, bulunan uyuşturucu miktarının kullanım sınırında kaldığına, sanığın kullanıcı olduğuna, sanık lehine olan delillerin değerlendirilmediğine, kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında 11.04.2022 tarihli eylem nedeniyle adli kontrol kararı verildikten sonra 13.04.2022 tarihli suçu işlediği, eylemler arasında hukuki ve fiili kesinti oluştuğundan sanık hakkında iki ayrı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre, 13.04.2022 tarihinde kolluk güçlerine yapılan ihbar sonrası yakalanan sanığın kendi rızası ile çantasında bulunan toplam 17,80 gram ağırlığında 14 fiş halindeki bonzai maddesini teslim etmesi, 11.04.2022 tarihinde de sanığın kaldığı otel odasında uyuşturucu sattığı ihbarı üzerine usulüne uygun alınan kararla otel odasında yapılan aramada 33,8 gram bonzai ve 8,2 gram metamfetamin bulunması olaylarına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 30.05.2022 ve 18.08.2022 tarihli kriminal raporlar, bulunan uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım sınırının üzerinde olması ve sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri konusu yapılan husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/1034 Esas, 2023/1804 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 11.04.2022 tarihli eylemde sanığın kaldığı otel odasında 33,8 gram bonzai ve 8,2 gram metamfetamin maddelerini ticaretini yapmak amacıyla bulundurmak suretiyle, 13.04.2022 tarihinde de sanığın çantasında bulunan toplam 17,80 gram ağırlığında 14 fiş halindeki bonzai maddesini ticaretini yapmak amacıyla bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin bir kısmının niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın 11.04.2022 tarihinde adli kontrol kararı verildikten sonra da 13.04.2022 tarihinde ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı, failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğu, ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu, aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 03.07.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla