Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/4929 E. , 2025/5978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/834 E., 2023/48 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/4929 E. , 2025/5978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/834 E., 2023/48 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2023/36 Esas, 2023/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.09.2023 tarihli ve 2023/834 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Hükmün gerekçe içermediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın uyuşturucu maddeyi kişisel kullanım için bulundurduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, telefon görüşmelerinin uyuşturucuyla ilgisinin bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce sanığın suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde hukuki ve fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, 22.05.2022 tarihinde sanık hakkında yakalama, ifade alma, adli kontrol altına alma gibi adli işlemler yapıldığı, sanığın adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, fiili ve hukuki kesintinin oluştuğu, bunun üzerine sanığın suç işleme kararını yenileyerek 24.10.2022 tarihli fiili gerçekleştirdiği ve sanık hakkında yakalama, ifade alma, adli kontrol altına alma gibi adli işlemler yapıldığı, bu haliyle tekrar fiili kesinti oluştuğu, bunun üzerine sanığın suç işleme kararını yenileyerek 11.12.2020 tarihli fiili gerçekleştirmesi karşısında; sanığın üç eyleminin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu bağlamda sanığın eylemlerinin ayrı ayrı suç oluşturduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı, her üç suça konu eylemlere ilişkin olay tutanakları ve iddianame içeriğindeki anlatım dikkate alınarak her bir eylemden dolayı ayrı ayrı cezalandırılması yerine 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre, 22.05.2022 tarihinde sanığın uyuşturucu madde getireceği yönünde bilgi edinilmesi üzerine sanığın bulunduğu araçta yapılan usulüne uygun aramada, sanığın elindeki el çantası içerisinde satışa hazır 2 paket uyuşturucu madde ile bagajda bulunan ayakkabı astarına gizlenmiş uyuşturucu bulaşıklı bir adet hassas terazi ele geçirildiği, 24.10.2022 tarihinde sanığın üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi atılı suç kapsamında bulundurduğu, 11.12.2022 tarihinde ise sanığın aracında ele geçen uyuşturucu madde ile ikametinde ele geçen hassas teraziyi atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak, Tape kayıtları, fiziki takip ve araç arama tutanaklarının içerikleri, kullanıcı tanık ....'nin savcılık ifadesi, hassas terazinin uyuşturucu bulaşıklı olduğu birlikte dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği, tüm delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştirisi yapılan husus ve düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin belitilmesinden sonra, “ve kamuya yararlı bir işte çalıştırılması suretiyle infaz edilebileceğinin ihtarına” denilmek suretiyle infazın kısıtlanması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.09.2023 tarihli ve 2023/834 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının ''7.a'' numaralı bendinden“ve kamuya yararlı bir işte çalıştırılması suretiyle infaz edilebileceğinin'' ibaresi çıkartılmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, gerekçedeki eleştiriye yönelik olarak oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.07.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 22.05.2022 tarihinde sanığın elindeki el çantasında uyuşturucu madde ve aracının bagajında ayakkabı astarına gizlenmiş bir adet hassas terazi ele geçirildiği, yaklaşık 5 ay sonra 24.10.2022 tarihinde sanığın üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi atılı suç kapsamında bulundurduğu, bu olaydan yaklaşık 2 ay sonra 11.12.2022 tarihinde ise sanığın aracında uyuşturucu madde ile ikametinde hassas terazi ele geçirilmek suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olaylarda, olaylar arasında geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, gözaltına alma, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın suç işleme kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve aynı suç işleme kararı ile birden fazla işlenen suçlarda tek ceza verilip ceza arttırımını öngören TCK'nın 43. maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu, ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu, aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 07.07.2025