Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/90 E. , 2025/2457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/83 Değişik İş SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞN
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/90 E. , 2025/2457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/83 Değişik İş SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2020/389 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-a, 31/3, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 10.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici 5/d maddesinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/787 Esas, 2022/44 sayılı Kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü yönünden lehe olan hükümlerin uygulanması talebinin reddine ve infazın devamına ilişkin Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ek kararına karşı yapılan itirazın Marmaris 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2023/83 Değişik İş sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.11.2023 tarihli ve 2023/15728 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124932 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124932 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, Anılan Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan, " 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine konu genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tâbi olduğu, Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesince kararın 05/04/2022 tarihinde kesin karar olarak verildiği, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, Kabule göre ise; 5271 sayılı Kanun'un 250/12. maddesinde yer alan, "Seri muhakeme usulü, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hâllerinde uygulanmaz.." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, eylem tarihinde yaş küçüklüğü bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında seri yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 5/1-d maddesinde de “1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 2. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5/d maddesinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 3. Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hüküm iptal edilmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanılmıştır. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, bununla birlikte hükümlünün mahkûmiyetine ilişkin Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2020/389 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararının, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce verildiği ve 10.05.2022 tarihinde kesinleştiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153/5. maddesinde yer alan "İptal kararları geriye yürümez." şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında ve 5271 sayılı Kanun'un 250/12. maddesinde yer alan "Seri muhakeme usulü, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hallerinde uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme gereği, suç tarihinde 16 yaşında olan hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine Mahkemesince kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2023/83 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.