İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/942 Karar: 2024/8427 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/942 K.2024/8427

8. Ceza Dairesi 2024/942 E. , 2024/8427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2620 E., 2022/3756 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/942 E. , 2024/8427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2620 E., 2022/3756 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/942 E. , 2024/8427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2620 E., 2022/3756 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I.HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 1012.2020 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin,03.06.2022 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/2620 Esas, 2022/3756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1 Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Suç tarihinde şüphe üzerine durdurulan araçta şoför koltuğunda sanık ...'ın, sağ ön yolcu koltuğunda temyiz dışı sanık ...'nın ve arka koltukta da ...'in oturduğu, sanıkların GBT kontrolleri yapılırken kolluk görevlilerince Damla'nın elindeki paketi çantasına sakladığının görüldüğü, suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda Damla'nın kriminal uzmanlık raporuna göre 430 gram metamfetamin olduğu belirlenen maddeyi polise teslim ettiğinin anlaşıldığı olayda, sanık ... soruşturma aşamasında maddenin kendisine ait olduğunu, kullanmak için satın aldığını söylemiş, kovuşturmada ise maddenin Damla'ya ait olduğunu, onu suçtan kurtarmak için bu şekilde ifade verdiğini söylemiş, Damla ve ... ise maddeyi sanık ...'ın Damla'ya verdiği yönünde ifade vermişlerdir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Her ne kadar sanıklardan ..., Önce Damla’nın elinde bulunan çantanın içinde yakalanan uyuşturucu maddeyi üstlenip, madde ile sanık ...’ nın alakasının olmadığını ve kendisine ait olduğunu savunmak suretiyle suç üstlenip, sonrasında ise cezaevi aracılığı ile gönderdiği dilekçe ve mahkememizdeki savunmasında ise suçlamayı kabul etmeyerek ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık ...’ya ait olduğun savunmuş ise de; İZM-KİM - 20-12626 sayılı uzmanlık raporunda söz konusu ele geçirilen maddenin net ağırlığı 430,7 gram gelen ve % 90 oranında olmak üzere 387,63 gram gelen metamfetamin cinsi uyuşturucu madde olduğu tespit edilen ve bu nedenle ticari olarak değerinin çok yüksek olduğu sabit olan uyuşturucu maddenin, saflık oranı ve bulunuş tarzı ile miktarı dikkate alınarak. Ticari amaçla bulundurulduğundan hiç şüphe bulunmayan miktardaki ve saflıktaki uyuşturucu maddeyi yol üzerinden kısa bir alışveriş ile almasının imkânsız olduğu, aynı şekilde, bu kadar miktardaki maddenin ticari amaçla bulundurulduğu sabit iken, bu miktarda uyuşturucuyu üstlenerek, kullanmak için bulundurulduğuna yönelik savunmanın inandırıcı olmayacağını bile bile bu savunmayı yaparak suç üstlenmesinin bu suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, hiç kimsenin ticari olduğu net kabul edilen miktardaki uyuşturucu için ceza miktarı göz önüne alınarak, suç üstlenmeyeceği, kaldı ki kolluk tutanağına göre olayın suç üstü gerçekleştiğinin sabit olduğu, sanıkların birlikte hareket ederek uyuşturucu maddeleri saklamaya çalıştıklarının kollukça tespit edildiği, olayın suçüstü şeklinde gerçekleşmesi nedeniyle suç üstlenme veya saklama ve ağız birliği yapma konusunda zamanlarının bulunmadığı, ayrıca suç üstlenmek isteyen bir kimsenin üstleneceği suç eşyasını yanında bulunan ve suçtan kurtarmaya çalıştığı şahsa vermesinin de izahtan vareste olduğu, Sanık ...’nın da açık net olarak kendisine verilen uyuşturucu maddeyi aldığı ve çantasına koyduğu, sonrasında ise polislerden saklamaya çalıştığı, bu miktardaki maddenin ticari amaçla bulundurulacağını bile bile maddeyi çantasına koyup saklamasının ancak ve ancak malın sahibi veya ortağı olması ile mümkün olacağı, sanıkların savunmalarının bir birlerine suç atarak suçlamalardan kurtulma amacı taşıdığı, sanıkların birlikte hareketle uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, bu amaçla araç dahi kiralandığı, kiralık araç ile gece yarısı kullanım sınırının çok üstünde ve piyasaya sürülemeyecek saflıktaki maddenin ticari amaçla alındığı sonuç ve kanaatine varılarak, sanıklardan ...’ın diğer sanık Damal Demircan’la birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan TCK’nın 188/3. maddesi gereği suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki göz önüne alınarak takdiren sanığın 10 YIL HAPİS ve şahsi ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak takdiren 1000 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, sanığın tek katıldığı eylemin bu olduğu, hakkında başkaca suçlama bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında unsurları oluşmadığından TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmasına taktiren yer olmadığına, sanığa verilen cezalardan 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın, 8 YIL 4 AY HAPİS ve 833 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," demek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince,"İncelenen istinaf talebi neticesinde duruşma açılmasına karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde sanık ...'ın beyanları ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu, hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleşen sanık ...'nın çantasında içerisinde bulunan uyuşturucuların kendisine ait olduğunu beyan ettiğinden bu beyanının TCK 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, yukarıda belirtilen mahkemenin anılan kararında sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesi kapsamında kalan eylemi dolayısıyla indirim yapması gerekirken yapmayı fazla cezaya hükmettiği, bu eylemin hukuka aykırı olduğu nedeninden dolayı, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2022 tarih, 2020/431 Esas ve 2022/152 Karar sayılı kararının sanık ... yönünden kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." demek suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olay tutanakları, sanık savunmaları, tanık beyanları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamından, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği, dosyada mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/2620 Esas, 2022/3756 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla