Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/10845 E. , 2025/11243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/775 E., 2025/1215 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.06.2025 tarihli ve 2025/775 Esas, 2025/1215 Karar sayılı kararı il
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/10845 E. , 2025/11243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/775 E., 2025/1215 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.06.2025 tarihli ve 2025/775 Esas, 2025/1215 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.02.2025 tarihli ve 2023/2992 Esas, 2025/1577 Karar sayılı bozma ilamına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Çerkezköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/327 Esas, 2021/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararının Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf etmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.12.2022 tarihli ve 2022/1142 Esas, 2022/2709 Karar sayılı kararı ile İlk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararının verildiği, sanık müdafii tarafından verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.02.2025 tarihli bozma ilamı ilâmı ile "sanığın mağdureyi zincirle bağlamak suretiyle yasal hak ve yükümlülük sınırını aştığı kabul edilerek sanığın eyleminin kötü muamele (TCK. m. 232/1) suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.06.2025 tarihli ve 2025/775 Esas, 2025/1215 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 307/4. Maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile İlk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-f-e, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın eylemini gerçekleştirirken mağdurun rızasıyla hareket ettiğine, somut olayda kusurluluğu azaltan unsur olan "zorunluluk" halinin de mevcut olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. 2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemin Sanığın eyleminin aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerin birine karşı kötü muamelede bulunma fiilini oluşturduğundan sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 232/1. Maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinin gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, mağdurenin psikolojik rahatsızlıklarının olduğu, uçucu madde kullandığı, ebeveynlerinin rızası dışında, çocuklar için tehlikeli olan saatlerde evini terk ettiği, olay günü ise sanığın, on beş yaşından küçük olan kızı mağdurenin kendisine zarar veren davranışlarına engel olmak için ellerini ve ayaklarını zincirle bağladığı, bu şekilde mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkin olarak; Sanık savunmaları, mağdur anlatımları, tanık beyanları, adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde gece bekçiliği yaptığı için geceleri evde bulunamayan sanık babanın, uçucu madde koklamak, intihar girişiminde bulunmak, on beş yaşından küçük olan çocuklar için tehlikeli olan saatlerde evini terk etmek gibi zararlı davranışları bulunan mağdure çocuğunun, yüksek yararı çerçevesinde ve onu korumak amacıyla dışarı çıkmasına engel olduğu anlaşılmakla, sanığın mağdureyi zincirle bağlamak suretiyle yasal hak ve yükümlülük sınırını aştığı kabul edilerek eyleminin kötü muamele (5237 sayılı Kanun'un 232/1. maddesi) suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında kişiyi hürriyetinde yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.02.2025 tarihli ve 2023/2992 Esas, 2025/1577 Karar sayılı bozma ilâmının Tebliğname'ye uygun olarak oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanığın kendisinden izin almaksızın arkadaşları ile görüşmek için dışarı çıkan ve olay tarihinde de yine arkadaşlarıyla buluştuktan sonra gece yarısı eve dönen kızı mağdure ... 'ın sabah saatlerinde elini ve ayağını zincirle bağladığı, yaklaşık 1 saat bu şekilde kaldıktan sonra jandarmanın gelmesi ile evde bulunan annesinin elindeki ve ayağındaki zinciri açtığı olayda sanığın eylemi Türk Ceza Kanunu'nun 109/2. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmuştur. Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen suçtaki korunan hukuki değer kişilerin kendi arzusu ve iradesi ile hareket edebilme hürriyetidir. Her ne kadar yüksek heyetce eylem Türk Ceza Kanunu'nun 232/1. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de; eylemin Türk Ceza Kanunu'nun 232. maddesinde düzenlenen 'aç bırakma, çıplak bırakma' gibi kötü muamele sınırını aştığı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2. maddesinde düzenlenen suçun unsurlarını oluşturduğu anlaşılmakla sayın çoğunluğun görüşüne katılmak mümkün olmamıştır. 24.12.2025