İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/11679 Karar: 2026/2195 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/11679 K.2026/2195

8. Ceza Dairesi 2025/11679 E. , 2026/2195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/438 E. 2021/355 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıta

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/11679 E. , 2026/2195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/438 E. 2021/355 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıta

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/11679 E. , 2026/2195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/438 E. 2021/355 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2021 tarihli ve 2019/438 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.10.2025 gün ve 2024/36078 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2025 tarihli ve KYB-2025/119294 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 Esas, 2025/6105 Karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 Esas, 2025/4659 Karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulundugundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 01.12.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2018 tarih, 2017/204621 Soruşturma, 2018/469 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerinin infazında Denetimli Serbetslik Müdürlüğünün 22.05.2019 tarihli yazısı ile uyuşturucu madde kullandığının bildirilmesi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2019 tarihli, 2017/204621 Soruşturma, 2019/45745 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Şüphelinin 23.07.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2019 tarihli ve 2019/467 Esas, 2019/888 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Mahkemenin 2019/438 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2021 tarihli ve 2019/438 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.04.2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.02.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2021 tarihli ve 2019/438 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 01.12.2017 tarihli kullanma eylemi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının erteleme kararında itiraz süresi 7 gün olarak gösterilmiş; Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, hükümlünün uyuşturucu kullandığını bildiren 22.05.2019 tarihli yazısı üzerine ihlal kabul edilerek dava açılmıştır. Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesi, 23.07.2019 tarihli ikinci eyleme ilişkin birleşen dosyayla birlikte yürüttüğü yargılamada 1 yıl 8 ay hapis cezası belirleyip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; bu HAGB kararı kanun yararına bozmaya konu edilmiştir.

Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararı uyarınca, istinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen HAGB kararları da uygulama birliği amacıyla kanun yararına bozma konusu yapılabilir; itiraz süresi yanlış bildirilen erteleme kararı kesinleşmediğinden kovuşturma şartı oluşmaz ve durma kararı verilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek HAGB kararı bozulmuş ve dosya CMK 309/4-a uyarınca gerekli işlem için mahkemesine gönderilmiştir; erteleme kararının iki haftalık itiraz hakkı ihtarıyla yeniden tebliği gerekmektedir.

Dava Strateji Notu: Sonuç HAGB olsa bile deneme süresi, yükümlülükler ve adli sicile yansıyan kayıt müvekkil aleyhinedir; kesinleşen HAGB kararlarının dahi kanun yararına bozmaya konu edilebildiği bu içtihat, dayanak erteleme kararı usulsüz olan tüm dosyalarda HAGB yükünden kurtulma imkânı sunar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla