KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2025/11698 E., 2026/2903 K.
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/193 E., 2021/505 K
- Suç
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
672 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Malatya
9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl hapis, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 08.09.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 2024/8820 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2025 tarihli ve KYB-2025/118943 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2025 tarihli ve KYB-2025/118943 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
“Dosya kapsamına göre, somut olayda inceleme dışı .. .. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında kolluk görevlileri tarafından ..'ya ait adreste yapılan aramada esnasında sanığın da bulunduğu ve kimlik belgesinin istenilmesi üzerine, abisi olan ...'ın kimlik belgesini ibraz ettiği, ancak belge üzerinde bulunan fotoğrafın ibraz eden şahsa benzememesi üzerine sanığın gerçek kimlik bilgilerini beyan ettiği, üst aramasında bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildiği,
ibraz ettiği kimlikte bulunan fotoğraftaki şahsın sanık olmadığının görülmesi üzerine tekrar sorulduğunda gerçek kimliğini görevlilere beyan ettiği anlaşılmakla; hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçundan soruşturma başlatıldığının anlaşılması karşısında, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu,
ancak mağdur hakkında adlî soruşturma başlamadan önce gerçeği söylemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 269/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde düzenlenen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği,
herhangi bir suç soruşturması olmadan resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı,
hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektiren bir suç bulunmayan veya resmi bir belgenin düzenlenmesini de gerektirmeyen hallerde görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin eyleminin ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesine aykırılık olarak değerlendirilmesi gerekeceği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, S.K. isimli bir şahsın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgi alınması üzerine Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile bu şahsın ikametinde yapılan aramada, salon kısmında bulunan hükümlünün kolluk görevlilerine abisi olan ...'nın sürücü belgesini ibraz ettiği, üst aramasında bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildiği, ibraz ettiği kimlikte bulunan fotoğraftaki şahsın hükümlü olmadığının görülmesi üzerine tekrar sorulduğunda gerçek kimliğini görevlilere beyan ettiği anlaşılmakla;
hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçundan soruşturma başlatıldığının anlaşılması karşısında, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu, ancak mağdur hakkında adlî soruşturma başlamadan önce gerçeği söylemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 269/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Bir başka kişi hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında yapılan aramada bulunan hükümlü, kimliği sorulunca abisine ait belgeyi ibraz etmiş; fotoğrafın kendisine benzememesi üzerine yeniden sorulduğunda gerçek kimliğini beyan etmiştir. Üst aramasında bir miktar uyuşturucu madde ele geçirilmiş, hükümlü başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan mahkum edilmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK'nın 268. maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu, iftira suçunun özel bir halidir ve kişinin işlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasının kimliğini kullanmasıyla oluşur. Fail, mağdur hakkında adli soruşturma başlamadan önce gerçeği söylerse, TCK'nın 269/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanır. (Metinde ayrıca TCK 267/1, 191, 206 ve 5326 sayılı Kanun'un 40. maddesine değinilmiştir.)
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Etkin pişmanlığın uygulanmaması nedeniyle kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hüküm kanun yararına bozulmuştur.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Başkasının kimlik bilgilerini kullanma suçunda, fail hakkında soruşturma başlamadan önce gerçek kimliğini beyan etmişse TCK 269/1 etkin pişmanlığı gündeme getirilmeli; bu husus gözetilmeden kurulan kesinleşmiş hükümlerde dahi kanun yararına bozma yolu değerlendirilmelidir.