Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/11698 E. , 2026/2903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/193 E., 2021/505 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriye
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/11698 E. , 2026/2903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/193 E., 2021/505 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malatya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl hapis, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 08.09.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 2024/8820 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2025 tarihli ve KYB-2025/118943 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2025 tarihli ve KYB-2025/118943 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, somut olayda inceleme dışı .. .. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında kolluk görevlileri tarafından ..'ya ait adreste yapılan aramada esnasında sanığın da bulunduğu ve kimlik belgesinin istenilmesi üzerine, abisi olan ...'ın kimlik belgesini ibraz ettiği, ancak belge üzerinde bulunan fotoğrafın ibraz eden şahsa benzememesi üzerine sanığın gerçek kimlik bilgilerini beyan ettiği, üst aramasında bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildiği, ibraz ettiği kimlikte bulunan fotoğraftaki şahsın sanık olmadığının görülmesi üzerine tekrar sorulduğunda gerçek kimliğini görevlilere beyan ettiği anlaşılmakla; hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçundan soruşturma başlatıldığının anlaşılması karşısında, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu, ancak mağdur hakkında adlî soruşturma başlamadan önce gerçeği söylemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 269/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde düzenlenen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, herhangi bir suç soruşturması olmadan resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektiren bir suç bulunmayan veya resmi bir belgenin düzenlenmesini de gerektirmeyen hallerde görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin eyleminin ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesine aykırılık olarak değerlendirilmesi gerekeceği belirlenmiştir. 2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, S.K. isimli bir şahsın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgi alınması üzerine Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile bu şahsın ikametinde yapılan aramada, salon kısmında bulunan hükümlünün kolluk görevlilerine abisi olan ...'nın sürücü belgesini ibraz ettiği, üst aramasında bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildiği, ibraz ettiği kimlikte bulunan fotoğraftaki şahsın hükümlü olmadığının görülmesi üzerine tekrar sorulduğunda gerçek kimliğini görevlilere beyan ettiği anlaşılmakla; hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçundan soruşturma başlatıldığının anlaşılması karşısında, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu, ancak mağdur hakkında adlî soruşturma başlamadan önce gerçeği söylemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 269/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Malatya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli 2020/193 Esas, 2021/505 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.