İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/11705 Karar: 2026/2445 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/11705 K.2026/2445

8. Ceza Dairesi 2025/11705 E. , 2026/2445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/706 E., 2024/787 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/11705 E. , 2026/2445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/706 E., 2024/787 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/11705 E. , 2026/2445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/706 E., 2024/787 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2024 tarihli, 2024/706 Esas, 2024/787 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 170/1-c maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin, 02.01.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 2025/3961 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/121502 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/121502 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Sanığın mahkûmiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesince kararın 31.03.2024 tarihinde verildiği ve 08.04.2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İncelenen dosyada; Hükümlü hakkında isnat olunan eylemin 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olduğu ancak; aynı eylem nedeniyle Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli 2021/581 Esas, 2022/148 Kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün 08.04.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin, Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2024 tarihli ek kararı ile kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacaktır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.12.2024 tarihli seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulü ile Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli ve 2024/706 Esas, 2024/787 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde ise; "... (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. ...” Şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlü hakkında aynı eylem nedeniyle yargılama yapıldığı ve Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı mahkumiyet hükmü verildiği, kararın kesinleşme tarihi gözetildiğinde yukarıda izah edildiği gibi seri muhakeme usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, aynı eylem nedeniyle tanzim edilen talepnamenin 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2024 tarihli 2024/706 Esas, 2024/787 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca; hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla