Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/11715 E. , 2026/2011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/742 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlg
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/11715 E. , 2026/2011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/742 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2017 tarihli kararı ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, şüphelinin eyleminin suç oluşturmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına ve adli emanette bulunan tabancanın müsaderesi için sulh ceza mahkemesinden talepte bulunulmasına karar verildiği, Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2017 tarihli kararı ile takipsizlik kararının şüpheliye tebliğ edilmediği, tebliğ tarihinden itibaren şüphelinin itiraz edip etmediğinin hususunun tespit edilmediği verilen takipsizlik kararının kesinleştirilmediği, verilebilecek bir müsadere kararının şüpheli yönünden hak kaybına neden olacağı belirtilerek müsadere talebinin reddine karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğinden sonra yeniden müsadere talebine istinaden Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.01.2024 tarihli kararı ile ruhsat verme anında kişiye ruhsat süre bitiminden itibaren 6 ay içinde yenilemesi gerektiği konusunda ihtarat yapılıp yapılmadığı, 16.06.2015 tarihinde yapılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılması nedeniyle usulsüz olduğu belirtilerek talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine Şanlıurfa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.02.2024 tarihli kararı ile müsadere talebinin reddi kararının yerinde olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 2024/10371 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124180 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin 17/07/2017 tarihli ve 2017/10643 karar sayılı yönetmelik ile değiştirilmeden önceki halinde yer alan, "Madde 3-(Değişik:02/12/1999-99/13749**29/12/1999 tarih ve 23921 Say.R.G.) Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren 5 yıl için geçerli olup, yenileme harcı alınmak şartıyla her beş yılda bir yenilenir. Sürenin sona ermesinden bir ay önce tebligat için gerekli işlemler başlatılır. Zabıtaca doğrudan veya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak yazılı tebligattan itibaren 6 ay içinde ruhsatlarını mevcut durumlarına göre taşıma veya bulundurma olarak yeniletmeyenlerin o silaha ait ruhsatı iptal edilerek bu yönetmelik hükümlerine göre silahın devri sağlanır." şeklindeki ve değişiklik sonrası 3. maddesinde yer alan, "(Değişik fıkra: 17/7/2017 - 2017/10643 K.) Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren 5 yıl için geçerli olup gerekli şartların varlığı halinde her 5 yılda bir yenilenir. Ruhsatlar verilirken ruhsatın geçerlilik süresi ve süre bitiminden itibaren en geç 6 ay içinde yenilenmesi gerektiği, kişiye tebliğ edilir. 6 ay içinde ruhsatın yenilenmemesi halinde o silaha ait ruhsat ... iptal edilerek bu Yönetmelik hükümlerine göre devri sağlanır." şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29/11/2018 tarihli ve 2018/1238 esas, 2018/13595 karar sayılı ilâmında yer alan, "..Dava konusu silahın sanık adına taşıma ruhsatı bulunduğu, ruhsat süresi geçtikten sonra bulundurma ruhsatına çevrilip ilgiliye tebligat yapılarak ruhsatını yeniletmesi için süre verildiği, ancak adı geçenin süresinde ruhsatını yeniletmemesi üzerine Valilik oluru ile silah ruhsatı iptal olunarak el konulduğu ve üçüncü kişilere devrinin sağlanması için süre tanındığı ancak sanığın bu sürede de silahı devretmediği anlaşıldığından; silahın zoralımı yerine idareye teslimine karar verilmesi..CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müsadereye konu silahın ... adına bulundurma ruhsatının bulunduğu, silah bulundurma ruhsatı tebligat formunun 11/06/2015 tarihinde tebliğ aşamasında ruhsat süresinin bitiminden itibaren 6 aylık süre içerisinde ruhsatını yeniletmesinin gerektiğinin bildirildiği, ruhsat süresinin 02/06/2015 tarihinde sona erdiği, 16/06/2015 tarihinde şüphelinin en son bildirdiği adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğundan bahisle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi reddedilmiş ise de; 06/05/2016 tarihi teslim tesellüm tutanağında, ...'dan silah rızası dahilinde teslim alındığı esnada, silahın 6 ay içerisinde bir başkasına devir sağlandığında silahın müsadere edilemeyeceği, aksi halde adli makamlara evrakın intikal ettirileceği, kendisine bizzat açıkça ihtar edildiği, ancak adı geçenin ruhsatı yeniletmesi için başvuruda bulunmaması üzerine Şanlıurfa Valiliğinin 29/02/2016 tarihli onayı ile silah bulundurma ruhsatı iptal edilerek silaha el konulduğu ve üçüncü kişilere devrinin sağlanması için 6 ay süre tanındığı, ancak ilgilinin bu sürede silahı devretmemesi nedeniyle silahın müsaderesinin talep olunduğu olayda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 259. maddesinde yer alan "Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hakimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir" hükmü uyarınca, suç teşkil etmeyen ve sahibi hakkında bir dava açılmayıp sadece müsaderesi gereken silahla ilgili olarak sulh ceza hâkimliği tarafından duruşma açıklamaksızın müsadere kararı verilmesi gerektiği gibi ayrıca tebligat yapılması zorunluluğunun bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şüphelinin, .. ili .. ilçesi *** Mahallesi *** Sokak No. *** sayılı adresinde, .. marka 9 mm çapında .. seri nolu tabanca için .. Valiliğinin oluru ile 02.06.20 10... .06.2015 tarihleri arasında olmak üzere bulundurma ruhsatının verildiği, şüphelinin bulundurma ruhsatının sona ermesi üzerine ruhsatını 6 ay içinde yeniletmesi gerektiği, yenileme işlemlerini tamamlamadığı takdirde ruhsatının iptal edileceğine dair tebligatın şüphelinin bilinen en son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ yapıldığı, ayrıca şüphelinin bizzat kendisinin imzasına düzenlenen teslim tutanağı ile, söz konusu tabancanın ruhsatının muhafaza altına alınarak, alındığı tarihten itibaren 6 ay içinde silah sahibinin isteği dikkate alınarak silah satın almaya hak kazanmış kişilere devrinin sağlanması gerektiği, bu süre içinde devrini sağlayamadığı takdirde ilgili kanunlara göre işlem yapılmak üzere adli makamlara intikal ettirileceğinin belirtildiği, şüpheli tarafından 6 ay içinde devir işlemi yapılmadığı belirtilerek şüpheliye ait evrakların Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği belirlenmiştir. 2. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2017 tarihli kararı ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, şüphelinin eyleminin suç oluşturmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına ve adli emanette bulunan tabancanın müsaderesi için sulh ceza mahkemesinden talepte bulunulmasına karar verildiği, Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2017 tarihli kararı ile "takipsizlik kararının şüpheliye tebliğ edilmediği, tebliğ tarihinden itibaren şüphelinin itiraz edip etmediğinin hususunun tespit edilmediği verilen takipsizlik kararının kesinleştirilmediği, verilebilecek bir müsadere kararının şüpheli yönünden hak kaybına neden olacağı" belirtilerek müsadere talebinin reddine karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğinden sonra yeniden müsadere talebine istinaden Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.01.2024 tarihli kararı ile "ruhsat verme anında kişiye ruhsat süre bitiminden itibaren 6 ay içinde yenilemesi gerektiği konusunda ihtarat yapılıp yapılmadığı, 16.06.2015 tarihinde yapılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılması nedeniyle usulsüz olduğu belirtilerek" talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine Şanlıurfa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.02.2024 tarihli kararı ile müsadere talebinin reddi kararının yerinde olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 3. 29.12.1999 tarih ve 23922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diger Aletler Hakkındaki Yönetmeliğin 3/1. maddesinde; "Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren 5 yıl için geçerli olup, yenileme harcı alınmak şartıyla her beş yılda bir yenilenir. Sürenin sona ermesinden bir ay önce tebligat için gerekli işlemler başlatılır. Zabıtaca doğrudan veya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak yazılı tebligattan itibaren 6 ay içinde ruhsatlarını mevcut durumlarına göre taşıma veya bulundurma olarak yeniletmeyenlerin o silaha ait ruhsatı iptal edilerek bu yönetmelik hükümlerine göre silahın devri sağlanır. Bu şekilde edilen silah, hiçbir şekilde aynı şahıs adına yeniden ruhsata bağlanamaz." Aynı Yönetmeliğin 17. maddesinde ise "Taşıma veya bulundurma ruhsatı verilen kişilerden sonradan 16 ncı maddede belirtilen hallerden birine girmesi nedeniyle silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybedenlerin, yeni ruhsat talepleri kabul edilemeyeceği gibi, mevcut silah ruhsatları iptal edilerek, silahlar zapt edilir. Bu silahların, zapt edildiği tarihten itibaren altı ay içinde silah sahibinin isteği dikkate alınarak, silah satın almaya hak kazanmış kişilere devri sağlanır. Bu süre içinde devri sağlanamayan silahlar ilgili Kanun'lara göre işlem yapılmak üzere adli makamlara intikal ettirilir. Bu Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümlerine göre ruhsatı iptal edilen silahlar hakkında da yukarıdaki fikra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; müsadereye konu silahın şüpheli adına bulundurma ruhsatlı olduğu, ruhsat süresinin 02.06.2015 tarihinde sona erdiği, 16.06.2015 tarihinde şüphelinin en son bilinen adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın aynı Kanun'un 10/2. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında usulsüz olduğu anlaşılmış ise de, .. Valiliğinin 29.02.2016 tarihli oluru ile şüphelinin ruhsatını yeniletmemesi nedeniyle ruhsatının iptal edilmesi, silahın muhafaza altına alınması ve üçüncü kişilere devrinin sağlanması için 6 ay süre tanınmasına karar verilmesinin akabinde düzenlenen 06.05.2016 tarihli teslim tesellüm tutanağında, şüpheliden silahın rızası dahilinde teslim alındığı sırada, silahın 6 ay içerisinde bir başkasına devir sağlandığında silahın müsadere edilemeyeceği, aksi halde adli makamlara evrakın intikal ettirileceği hususunun bizzat kendisine ihtar edildiği, ancak şüphelinin bu süre içerisinde de silahı devretmemesi nedeniyle .. Emniyet Müdürlüğünün 20.11.2017 tarihli üst yazısı ile birlikte silahın müsaderesi için .. Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 259. maddesinde yer alan "Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hakimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir" hükmü uyarınca, suç teşkil etmeyen ve sahibi hakkında bir dava açılmayıp sadece müsaderesi gereken silahla ilgili olarak sulh ceza hâkimliği tarafından duruşma açılmaksızın müsadere kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Şanlıurfa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.02.2024 tarihli ve 2024/742 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.