Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1198 E. , 2026/1770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2443 Esas, 2024/1784 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün t
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1198 E. , 2026/1770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2443 Esas, 2024/1784 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/378 Esas, 2024/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 53, 58, 63, 54/1, 54/4 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/2443 Esas, 2024/1784 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz sebepleri; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, ele geçirilen maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğuna kaldı ki uyuşturucu madde ticaretine ilişkin somut bir delil bulunmadığına, tahliyesine ve beraatine ilişkindir. Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, usulüne uygun bir arama kararı bulunmadığına gibi arama işlemininde hukuka aykırı şekilde gerçekleştiğine, hukuka aykırı yöntemle ele edilen delillerin ise hükme esas alınmayacağına, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğuna ve ele geçirilen maddelerin kullanım sınırında olduğuna, ticaret kastının bulunmadığına, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunamadığına, sanık hakkında takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 03.12.2023 tarihinde kolluk görevlilerinin devriye görevini ifa ettiği esnasında .. .. Mahallesi, .. yol ayrımında yol kenarında ..8 plaka sayılı aracın başında sanık ...'nun görüldüğü, aracın yanına yaklaşıldığında sanığın tedirgin davranışlar sergilemesi üzerine yapılan kaba üst yoklamasında kabarıklık olduğunun fark edilerek suç unsuru suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda sol pantolon cebinden çıkardığı beyaz poşet içerisinde bulunan kullanım sınırı üzerinde kokain maddesini, sağ cebinden çıkardığı sigara poşeti içerisinde bulunan esrar maddesini teslim ettiği devamında aracın gözle görünen yerleri kontrol ediliğinde araç ön göğüs kısmında açık ve görünür vaziyette sigara poşeti içerisinde kokain maddesi, üzerinde beyaz madde kalıntıları bulunan rulo haline getirilmiş 10 TL'lik ve 20 TL banknot, aracın arka paspasının görünen kısmında hassas terazi görülerek muhafaza altına alındığı bu gelişme üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden araçta yapılan ayrıntılı aramada içerisinde çok sayıda numara ve adres bilgisi bulunan defter ele geçirildiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama kararı ve arama işleminin usulüne uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, rızaen teslim, muhafaza altına alma ve yakalama tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, tartı tutanağı, kriminal raporu, dijital inceleme raporu, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği, çeşitlilik arz etmesi, ve kokain miktarının kullanım sınırı üzerinde olması ile kokain ve esrar maddesi kalıntısı bulunan hassas terazinin mevcudiyeti karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmamasında ve sanığın suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafilerin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/2443 Esas, 2024/1784 Karar sayılı kararında, sanık ve sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Devriye gezen kolluk, yol kenarında aracının başında tedirgin davranan sanığın kaba üst yoklamasında ceplerinden kullanım sınırı üzerinde kokain ve esrar çıkarmış; aracın göğüs kısmında açıkta kokain, üzerinde beyaz kalıntı bulunan rulo yapılmış banknotlar ve paspasta hassas terazi görülmüş, savcı emriyle yapılan detaylı aramada çok sayıda numara ve adres içeren defter ele geçirilmiştir. Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi 15 yıl hapis ve 60.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Hukuki İlke: Araçta açıkta duran madde, kalıntılı hassas terazi ve numara-adres defteri gibi bulgular, maddelerin çeşitliliği ve kokainin kullanım sınırı üzerindeki miktarıyla birlikte ticari kastı ortaya koyar; devriye sırasındaki kaba üst yoklaması sonrası savcı emriyle yapılan araç araması hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına ve salıverilme taleplerinin reddine oy birliğiyle karar verilmiştir; takdiri indirimin ve etkin pişmanlığın uygulanmaması da isabetli bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Müşteri kaydı görünümündeki defter ve kalıntılı banknotlar gibi yan bulgular kullanma savunmasını çürüten asıl unsurlar; araç aramasına itiraz edilecekse ilk yoklamanın 'kaba üst araması' sınırını aşıp aşmadığı tutanak diliyle karşılaştırılarak somutlaştırılmalıdır.