İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/12144 Karar: 2026/1708 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/12144 K.2026/1708

8. Ceza Dairesi 2025/12144 E. , 2026/1708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/117 E. 2016/558 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/12144 E. , 2026/1708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/117 E. 2016/558 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/12144 E. , 2026/1708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/117 E. 2016/558 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/1 17... /558 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 01.07.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 2025/15876 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125760 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığa yüklenen suç nedeniyle verilen 06.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yoluna başvuru süresi ile şeklinin ve başvurulacak mercinin açıkça gösterilmediği anlaşılmakla; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, bu bağlamda, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kanun yoluna başvuru süresi ile şeklinin ve başvurulacak mercinin açıkça gösterilmemesi sebebiyle sanık yanıltıldığından anılan kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan olduğundan, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 05.08.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2015 tarihli ve 2015/8479 Soruşturma, 2015/242 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2016 tarihli ve 2016/109 Soruşturma, 2016/623 Esas, 2016/568 sayılı iddianamesi ile Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin 05.01.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/181 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Mahkemenin 2016/117 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Şüphelinin 11.01.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli ve 2016/220 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Mahkemenin 2016/117 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/558 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 01.07.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı ve itiraz kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/558 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Aksaray'da 05.08.2015 tarihli eylem hakkında verilen erteleme kararında itiraz kanun yolu gösterilmemiştir. Yükümlülüklere uyulmaması üzerine açılan dava, şüphelinin 05.01.2016 ve 11.01.2016 tarihli iki ayrı bulundurma eylemine ilişkin davalarla birleştirilmiş; Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi 28.06.2016'da 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine hükmetmiştir. Kesinleşen bu karar, Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozma incelemesine alınmıştır.

Hukuki İlke: Tebliğnamede dayanılan anayasal hüküm ve CMK'nın kanun yolu bildirimine ilişkin maddeleri uyarınca erteleme kararında başvurulacak yol, merci, şekil, süre ve sürenin başlangıcı ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmelidir; bunların ve kesinleşme sonucunun hiç gösterilmediği karar kesinleşmiş sayılamayacağından denetimli serbestlik infaz edilemez, ihlal doğmaz ve mahkemenin durma kararı vererek usulüne uygun tebligatın sonucunu beklemesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulüyle, üç eylemi birleştiren yargılama sonunda verilen ertelenmiş mahkumiyet hükmü oy birliğiyle kanun yararına bozulmuştur; bildirimsiz erteleme kararı karşısında kovuşturma şartı gerçekleşmeden hüküm kurulması kanuna aykırı bulunmuştur.

Dava Strateji Notu: On yıl önce kesinleşmiş ve cezası ertelenmiş bir hüküm bile bu içtihat zinciriyle kaldırılabildiğinden, adli sicil temizliği isteyen eski TCK 191 hükümlüleri için zaman geçmiş olması engel değildir; başvuruda erteleme kararının fotokopisi üzerinden eksik bildirim unsurları somut biçimde işaretlenerek sunulmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla