Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/12208 E. , 2026/1729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/194 E. 2024/240 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/12208 E. , 2026/1729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/194 E. 2024/240 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2024 tarihli ve 2024/194 Esas, 2024/240 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21.05.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 gün ve 2025/20477 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125484 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği gözetilerek yapılan incelemede; İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda, karara karşı başvurulabilecek kanun yolunun süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek sanığın yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması sebebiyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 26.01.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Göksun Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2018 tarih, 2018/133 Soruşturma, 2018/2 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 19.02.2021 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Göksun Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2021 tarihli, 2021/1011 Soruşturma, 2021/290 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Göksun Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/438 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, B. Sanığın 10.01.2023 tarihli yağma ve hakaret suçlarına ilişkin Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli ve 2023/!76 Esas, 20232/346 Karar sayılı kararının ihbarı üzerine hüküm açıklanarak Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2024 tarihli ve 2024/194 Esas, 2024/240 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21.05.2024 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Göksun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.03.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2024 tarihli ve 2024/194 Esas, 2024/240 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma şüphelisi hakkında Göksun Cumhuriyet Başsavcılığı 2018'de kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar vermiş, ancak kararda itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmişti. Şüphelinin 2021'deki eylemiyle ertelemeyi ihlal ettiği kabul edilerek açılan davada önce hükmün açıklanması geri bırakılmış, sonraki bir mahkumiyet ihbarı üzerine hüküm açıklanarak 1 yıl 8 ay hapis cezası kesinleşmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine dosyayı inceleyen 8. Ceza Dairesi, mahkumiyet kararını hukuka aykırı buldu.
Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli ve süresinin ilgiliyi yanıltmayacak biçimde açıkça gösterilip tebliğ edilmesi zorunludur; itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterilmesi şüpheliyi yanılttığından erteleme kararı usulüne uygun kesinleşmiş sayılmaz, denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamaz ve 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi kapsamındaki kovuşturma şartı gerçekleşmez.
Uygulama Sonucu: Daire, kanun yararına bozma istemini kabul ederek mahkumiyet kararını 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle kanun yararına bozdu; kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 223/8. madde uyarınca durma kararı verilmesi ve erteleme kararının bu kez iki haftalık itiraz hakkı ihtarıyla usulüne uygun tebliği gerekiyordu.
Dava Strateji Notu: TCK 191 sürecinden gelen bir mahkumiyetle karşılaşan müdafi, işin başındaki erteleme kararının tebliğ ve kanun yolu bildirimini mutlaka denetlemelidir: itiraz süresi yanlış yazılmış ya da karar hiç tebliğ edilmemişse erteleme kesinleşmemiştir ve ihlale dayalı mahkumiyet, kesinleşmiş olsa bile kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılabilir.