Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13559 E. , 2026/2012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1651 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13559 E. , 2026/2012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1651 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2024 tarihli talepnamesi ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi istemine ilişkin Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli kararı ile şüphelinin atılı suçu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu ile birlikte işlemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 250/9 ve 250/11. madde ve fıkraları uyarınca talepnamenin reddine karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2024 tarihli kararı ile şüpheliye atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olması nedeniyle itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2025 tarihli ve 2025/6602 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130644 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/11. maddesinde yer alan, "...Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19/12/2024 tarihli ve 2023/3398 esas, 2024/9819 karar sayılı ilâmında yer alan "...Şüphelinin yapılan araç aramasında esrar ve ... maddeleri ile 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz bir adet ruhsatsız tabanca ve 9 adet fişek ele geçirildiği, şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından kolluk tarafından ayrı ayrı fezlekeler düzenlendiği, uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli, 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 05.09.2023 tarihinde kesinleştiği, uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin olarak da Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli kararı ile şüphelinin 11 yıl hapis ve 22.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, henüz kesinleşmediği, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan ise şüphelinin seri muhakeme usulüne ilişkin teklifi kabul etmesi üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2023 tarihli talepnamesi ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması talebine istinaden Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararı ile atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olmayan bir suçla birlikte işlenmiş olması nedeniyle talepnamenin reddine karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısı ve şüpheli müdafiinin itirazı üzerine Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli kararı ile itirazların ayrı ayrı reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2018 tarihli ve 2018/3-112 Esas, 2018/635 Karar sayılı ilamında "birlikte işlenen suç" kavramının, aynı sanık tarafından zaman ve mekan birliği içinde birden fazla suçun işlenmesi olarak açıklandığı nazara alındığında, şüphelinin üzerine atılı suçları zaman ve mekan birliği içerisinde bir arada işlediği, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 250/11. maddesinde yer alan "...(Ek cümle:8.7.2021-7331/22 md.) Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, şüphelinin üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu ile ilgili seri muhakeme usulünün somut olayda uygulanamayacağı anlaşılmakla, itirazın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, olay günü plakasız motosiklet üzerinde bulunan şüphelinin durumundan şüphelenilmesi üzerine yapılan kaba üst yoklamasında belinin sol arka kısmında kabarıklık tespit edildiği, bu hususun sorulması üzerine şüphelinin kendi rızası ile üzerinde bulunan ruhsatsız silah ve fişek ile uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeyi teslim ettiği, anılan uzmanlık raporları uyarınca şüpheliden ele geçirilen maddenin uyuşturucu niteliğinde olduğu, silah ve eklerinin ise 6136 sayılı Kanun kapsamında kaldığının tespit edilmesi üzerine, uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin soruşturma dosyasının tefrik edildiği, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28/11/2024 tarihli talepnamenin, seri muhakeme usulü kapsamına giren anılan suçun seri muhakeme kapsamına girmeyen uyuşturucu madde bulundurmak suçu ile birlikte işlendiğinden bahisle reddine dair Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2024 tarihli ve 2024/1229 esas, 2024/1239 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 250/11. maddesinde yer alan suçların birlikte işlenmiş olması kavramından aynı sanık tarafından zaman ve mekan birliği içinde birden fazla suçun işlenmesi hususunun anlaşılması gerektiği, somut olayda şüphelinin üzerine atılı suçları zaman ve mekan birliği içerisinde bir arada işlediği, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 250/11. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, şüphelinin üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu, seri muhakeme usulü kapsamına girmeyen uyuşturucu madde bulundurmak suçu ile birlikte işlemiş olması sebebiyle anılan suç yönünden seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı cihetle itirazın reddi yerine, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. a) 08.08.2024 tarihinde kolluk görevlilerince, .. .. Mahallesi 866. Sokak üzerinde ring görevinin ifa edilmesi sırasında durumundan şüphe edilen şüphelinin yapılan kaba üst yoklamasında, bir adet ruhsatsız tabanca ve şarjöre basılı bir adet mermi ile pantolonunun sağ ön cebinden şeffaf poşet içerisinde daralı ağırlığı 8.7 gram narkotik madde ele geçirildiği belirlenmiştir. b) İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.10.2024 tarihli raporu ile, net 8 gram ağırlığındaki yeşil renkli bitki parçasının uyuşturucu maddelerden THC ihtiva eden, esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi parçaları olduğu, elde edilebilecek net esrar miktarının %50 oranında olduğu belirlenmiştir. c) .. Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.11.2024 tarihli raporu ile, şüpheliden ele geçen bir adet tabanca ve bir adet fişeğin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan ve fişeklerden olduğu belirlenmiştir. d) Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2024 tarihli kararı ile, şüpheliye atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunun seri muhakeme usulü kapsamında olmaması nedeniyle ayrı soruşturmaya kaydedilmesine karar verildiği, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu için Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2024 tarihli talepnamesi ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi isteminde bulunulduğu, bu talebe ilişkin Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli kararı ile şüphelinin atılı suçu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu ile birlikte işlemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 250/9 ve 250/11. madde ve fıkraları uyarınca talepnamenin reddine karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2024 tarihli kararı ile şüpheliye atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olması nedeniyle itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 2. Bu kapsamda, inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2018 tarihli ve 2018/3-112 Esas, 2018/635 Karar sayılı ilamında "birlikte işlenen suç" kavramının, aynı sanık tarafından zaman ve mekan birliği içinde birden fazla suçun işlenmesi olarak açıklandığı nazara alındığında, şüphelinin üzerine atılı suçları 08.08.2024 tarihinde, zaman ve mekan birliği içerisinde bir arada işlediği, dolayısıyla atılı suçların işlenmesinden önce, 5271 sayılı Kanun'un 250/11. maddesine, 08.07.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, şüphelinin kanun yararına bozma incelemesine konu 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde düzenlenen suçu, seri muhakeme usulü kapsamına girmeyen 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu ile birlikte işlediği gözetilerek, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden de seri muhakeme usulü uygulanamayacağı cihetle itirazın reddi yerine yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2024 tarihli ve 2024/1651 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.