İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/13570 Karar: 2026/2193 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/13570 K.2026/2193

8. Ceza Dairesi 2025/13570 E. , 2026/2193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/568 E. 2020/345 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/13570 E. , 2026/2193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/568 E. 2020/345 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/13570 E. , 2026/2193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/568 E. 2020/345 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2019/568 Esas, 2020/345 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 11.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2025 gün ve 2025/6075 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130916 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 Esas, 2025/6105 Karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 Esas, 2025/4659 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 22.11.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2019 tarih, 2018/4904 Soruşturma, 2019/24 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 13.06.2019 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2019 tarihli, 2018/4904 Soruşturma, 2019/1347 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Sanığın 06.08.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli ve 2019/628 Esas, 2019/365 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Mahkemenin 2019/568 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2019/568 Esas, 2020/345 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 11.12.2020 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.03.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2019/568 Esas, 2020/345 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2019 tarihli erteleme kararında itiraz süresi 7 gün olarak gösterilmiş, şüphelinin 13.06.2019 tarihli eylemi ihlal sayılarak dava açılmış, 06.08.2019 tarihli ikinci kullanma eylemine ilişkin dosya da bu davayla birleştirilmiştir. Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesi 10.11.2020 tarihinde TCK'nın 191/1, 43 ve 62. maddelerini uygulayarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmetmiştir.

Hukuki İlke: İtiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün bildirilmesi hükümlüyü yanılttığından erteleme kararı usulüne uygun kesinleşmiş sayılmaz; kesinleşmemiş erteleme kararına dayalı olarak denetimli serbestlik infazı başlatılamayacağı gibi ihlal iddiasıyla açılan davada kovuşturma şartı da gerçekleşmez.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi yerinde görülerek birleştirilmiş dosyada verilen 2 yıl 1 aylık zincirleme mahkumiyet hükmü CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca bozulmuştur; mahkemenin durma kararı verip erteleme kararının usulüne uygun tebliğ ve kesinleşmesini, ardından infaz sonucunu beklemesi gerekirdi.

Dava Strateji Notu: Birden fazla kullanma eyleminin birleştirilip TCK'nın 43. maddesiyle artırılmış ceza verilen dosyalarda dahi sonucun tamamı, ilk erteleme kararındaki usul sakatlığına bağlıdır; ceza miktarı yükseldikçe erteleme kararının kesinleşme denetimi savunma için daha da öncelikli hale gelir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla