İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/13580 Karar: 2026/2612 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/13580 K.2026/2612

8. Ceza Dairesi 2025/13580 E. , 2026/2612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/410 E. 2021/112 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıta

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/13580 E. , 2026/2612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/410 E. 2021/112 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıta

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/13580 E. , 2026/2612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/410 E. 2021/112 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve 2019/410 Esas, 2021/112 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 13.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 gün ve 2025/16502 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135742 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 16.01.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Akçadağ Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2018 tarih, 2018/212 soruşturma, 2018/4 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 31.07.2019 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Akçadağ Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2019 tarihli, 2018/212 soruşturma, 2019/276 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve 2019/410 Esas, 2021/112 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 13.04.2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Anayasa'nın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Akçadağ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.02.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre ''iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri ırakılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve 2019/410 Esas, 2021/112 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Akçadağ Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2018 tarihli erteleme kararında itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün olarak yazılmış; hükümlünün 31.07.2019 tarihli eylemiyle erteleme kararını ihlal ettiği kabul edilerek açılan davada Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı. Adalet Bakanlığının başvurusuyla dosya Yargıtay 8. Ceza Dairesinin önüne kanun yararına bozma istemiyle gelmiştir.

Hukuki İlke: İtiraz süresinin karar tarihinde yürürlükte olan süreden farklı ve kısa gösterilmesi ilgiliyi yanıltan bir yasa yolu bildirimi olup erteleme kararının usulünce kesinleşmesini engeller; kesinleşmeyen kararın ihlalinden bahisle yürütülen kovuşturmada şart gerçekleşmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez, durma kararı gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma: hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK 309/3 gereği oy birliğiyle bozuldu ve gerekli işlem için dosyanın CMK 309/4-a uyarınca mahkemesine gönderilmesine karar verildi.

Dava Strateji Notu: HAGB denetim süresi devam eden müvekkiller için bu bozma özellikle değerlidir: erteleme kararındaki 7 günlük yanlış süre bildirimi tespit edilirse, HAGB kaydının ve denetim yükümlülüklerinin dayanağı ortadan kalkar; adli sicil ve HAGB kayıtlarının doğuracağı sonuçlardan kurtulmak için kanun yararına bozma başvurusu vakit geçirmeden yapılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla