Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13589 E. , 2026/2621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/435 Esas, 2022/105 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13589 E. , 2026/2621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/435 Esas, 2022/105 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 26.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 gün ve 2025/16906 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135758 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 27.09.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Şuhut Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2019 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasını ertelenmesine karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine Şuhut Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2019/263 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Şuhut Cumhuriyet Başsavcılığının karar itiraz etmesi üzerine Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/708 D.İş sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, B. Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2020/36 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmemesi sebebi ile kamu davasının durmasına karar verilerek, dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, C. Şuhut Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2021 tarih, 2021/50 Soruşturma, 2021/5 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 02.04.2021 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Şuhut Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2021 tarihli, 2021/50 Soruşturma, 2021/313 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Şuhut Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 26.03.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Şuhut Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.01.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Şuhut'ta ilk erteleme kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle mahkeme 2020'de durma kararı vererek dosyayı savcılığa iade etmiş; savcılık 20.01.2021'de ikinci kez erteleme kararı vermiş ancak bu kararda da itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün gösterilmişti. 02.04.2021 tarihli eylemle ihlal kabul edilerek açılan davada Şuhut Asliye Ceza Mahkemesi 1 yıl 8 ay hapse hükmetmiş; karar kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay 8. Ceza Dairesine taşınmıştır.
Hukuki İlke: Durma kararı sonrası yenilenen erteleme kararı da aynı geçerlilik şartlarına tabidir: itiraz süresinin yanlış gösterilmesi ikinci kararın da usulünce kesinleşmesini engeller, kesinleşmeyen kararla denetimli serbestlik infazına başlanamaz ve kovuşturma şartı gerçekleşmeden mahkûmiyet kurulamaz.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek 04.03.2022 tarihli mahkûmiyet kararı CMK 309/3 gereği oy birliğiyle bozuldu; yeniden durma kararı verilip erteleme kararının iki haftalık itiraz ihtarıyla usulüne uygun tebliğinin sağlanması gerektiği belirtildi.
Dava Strateji Notu: Bu dosya, aynı usul hatasının tekrarlandığı nadir örneklerdendir: mahkemenin daha önce durma kararı vermiş olması, savcılığın ikinci kararındaki yeni süre hatasını temizlemez. Müdafi, yenilenen erteleme kararlarını ilk karar kadar titizlikle denetlemeli; her yeni kararda yasa yolu bildirimi bağımsız olarak sakat olabilir.