İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/13652 Karar: 2026/2619 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/13652 K.2026/2619

8. Ceza Dairesi 2025/13652 E. , 2026/2619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/327 E., 2022/503 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/13652 E. , 2026/2619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/327 E., 2022/503 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/13652 E. , 2026/2619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/327 E., 2022/503 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2019/327 Esas, 2022/503 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 21.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 gün ve 2025/28306 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135624 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 05.09.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2017 tarih, 2017/3403 Soruşturma, 2017/9 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2018 tarihli, 2018/2612 Soruşturma, 2018/1142 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli ve 2018/543 Esas, 2019/204 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, C. Kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.05.2019 tarihli ve 2019/1270 Esas, 2019/1288 Karar sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmaması ve ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin müsadere kararı verilmemesi nedeni ile bozma kararı verildiği, D. Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.202 tarihli ve 2019/327 Esas, 2022/503 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 21.11.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.11.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2019/327 Esas, 2022/503 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 05.09.2017 tarihli eylem hakkında Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2017 tarihli erteleme kararında itiraz süresi 7 gün olarak gösterilmişti; ihlal iddiasıyla açılan davada verilen ilk mahkûmiyet, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmaması ve müsadere kararı verilmemesi nedeniyle bozulmuş, bozma sonrası Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesi 12.10.2022'de yeniden 1 yıl 8 ay hapse hükmetmişti. Bu karar kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesine taşındı.

Hukuki İlke: İstinaf denetiminden ve bozma sonrası yeniden yargılamadan geçmiş olmak, davanın açılabilirliğine ilişkin temel sakatlığı ortadan kaldırmaz; erteleme kararındaki yanlış itiraz süresi bildirimi kesinleşmeyi engellediğinden kovuşturma şartı hiç gerçekleşmemiştir ve mahkemenin durma kararı vermesi gerekirdi.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek bozma sonrası kurulan 12.10.2022 tarihli mahkûmiyet CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle bozuldu; erteleme kararının iki haftalık itiraz ihtarıyla usulüne uygun tebliğinin sağlanması gerektiği vurgulandı.

Dava Strateji Notu: İstinafın dosyayı etkin pişmanlık ve müsadere gibi esas noktalardan bozmuş olması, kovuşturma şartı sorununu gözden kaçırtabilir; müdafi, dosya kaç kez üst denetimden geçmiş olursa olsun dava şartı itirazının her aşamada ileri sürülebileceğini ve kesinleşme sonrası dahi kanun yararına bozmayla sonuç alınabileceğini bu emsalle savunmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla