Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13659 E. , 2026/2221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/6 94... /1048 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13659 E. , 2026/2221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/6 94... /1048 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/694 Esas, 2019/1048 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 31.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2024/35914 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135778 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda, karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek sanığın yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 16.04.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2015 tarihli ve 2015/2969 Soruşturma, 2015/116 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında uyuşturucu madde kullandığının bildirilmesi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2016 tarihli ve 2015/2969 Soruşturma, 2016/295 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 2016/192 Esas, 2016/373 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı kanun2un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 09.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, D. Sanığın 13.05.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin İzmir 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2019/73 Esas, 2019/400 Karar sayılı kararının ihbarı üzerine Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/694 Esas, 2019/1048 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 31.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda karara karşı başvurulacak itiraz kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi, bu sürenin başlangıcı ve kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/694 Esas, 2019/1048 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Turgutlu'da 2015 tarihli erteleme kararının ihlali üzerine açılan davada sanık hakkında önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, 2018 tarihli yeni bir kullanma eyleminin İzmir 45. Asliye Ceza Mahkemesince ihbarı üzerine Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2019'da hükmü açıklayarak 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar vermişti. Kesinleşen bu hükme karşı Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna başvuruldu.
Hukuki İlke: Zincirin en başındaki 11.05.2015 tarihli erteleme ve denetimli serbestlik kararında itiraz kanun yolunun hiç gösterilmemiş ve kararın tebliğ edilmemiş olması nedeniyle karar kesinleşmemiş sayılır; kesinleşmeyen ertelemeye dayalı ihlal iddiasıyla yürütülen sonraki tüm yargılama aşamaları kovuşturma şartından yoksundur.
Uygulama Sonucu: 8. Ceza Dairesi kanun yararına bozma istemini kabul ederek Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019 tarihli mahkûmiyet kararını oy birliğiyle bozdu; başlangıçtaki erteleme kararı kesinleşmediğinden mahkemenin durma kararı verip usulüne uygun tebligat ve kesinleşme sürecini beklemesi gerekiyordu.
Dava Strateji Notu: HAGB denetim süresinde yeni suç nedeniyle hükmün açıklandığı dosyalarda dahi savunma, olayın miladı olan ilk erteleme kararının usul sakatlığına dönmelidir; ilk halka çürükse HAGB ihlali üzerine açıklanan hüküm de ayakta kalamaz ve bu emsal o zinciri geriye doğru çözmek için doğrudan kullanılabilir.