Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13669 E. , 2026/1717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/257 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13669 E. , 2026/1717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/257 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/1 14... /995 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan itiraz sonucu, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/257 Değişik İş sayılı kararı ile 17.03.2022 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2025 tarihli ve 2025/15969 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130940 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığa yüklenen suç nedeniyle verilen 10.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yoluna başvuru süresi ile şeklinin ve başvurulacak mercinin açıkça gösterilmediği anlaşılmakla; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, bu bağlamda, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kanun yoluna başvuru süresi ile şeklinin ve başvurulacak mercinin açıkça gösterilmemesi sebebiyle sanık yanıltıldığından anılan kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan olduğundan, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 26.06.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2018 tarihli ve 2018/110285 Soruşturma, 2018/5185 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin 06.12.2020 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2021 tarihli ve 2018/110285 Soruşturma, 2021/5779 Esas, 2021/4181 sayılı iddianamesi ile İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/995 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,karara karşı yapılan itiraz sonucu, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/257 Değişik İş sayılı kararı ile 17.03.2022 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/257 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir'de 2018 tarihli erteleme kararını 2020'deki eylemiyle ihlal ettiği iddia edilen sanık, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılıp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi; bu karara yapılan itirazı İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi 2022'de reddetti. Kanun yararına bozma incelemesinin konusu, diğer benzer dosyalardan farklı olarak bu itirazın reddi kararıydı.
Hukuki İlke: Tebliğnamede Anayasa'nın 40/2 ve CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine atıfla, kararlarda başvurulacak kanun yolunun, merciin, şeklin ve sürenin ilgiliyi yanıltmayacak biçimde açıkça gösterilmesi zorunluluğu vurgulanmış; Daire, itiraz yolu bildirilmeden verilen erteleme kararı kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediğini ve itiraz merciinin bu sakatlığı gidermesi gerektiğini kabul etmiştir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair 2022/257 Değişik İş sayılı kararı CMK m. 309/3 uyarınca oy birliğiyle bozuldu; merciin itirazı kabul edip durma kararı verilmesini sağlaması gerekirken reddetmesi kanuna aykırı bulundu ve dosya 309/4-a uyarınca gönderildi.
Dava Strateji Notu: HAGB kararına itiraz eden müdafiler için önemli bir örnektir: itiraz dilekçesinde yalnızca HAGB koşulları değil, dosyanın temelindeki erteleme kararının kanun yolu bildirimi eksikliği de ileri sürülmeli; itiraz mercii bu denetimi yapmadan ret kararı verirse bu ret kararının kendisi kanun yararına bozmaya konu edilebilir.