Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13676 E. , 2026/2645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/740 E. 2022/46 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13676 E. , 2026/2645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/740 E. 2022/46 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2019/740 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 02.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2025 tarihli ve 2025/6135 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130936 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda, karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek sanığın yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.08.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2017 tarihli ve 2017/3808 soruşturma, 2017/103 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin 04.09.2018 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2019 tarihli ve 2019/4462 soruşturma, 2019/1336 Esas, 2019/1316 sayılı iddianamesi ile Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin 26.09.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2020 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/118 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/740 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2019/740 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 02.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.11.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu, mercii, itiraz kanun yoluna başvuru süresi, sürenin ne zaman başlayacağı ve itiraz kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2019/740 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2017 tarihli erteleme kararında itiraz kanun yolu gösterilmemiştir. Şüphelinin 04.09.2018 tarihli eylemi ihlal sayılarak dava açılmış, 26.09.2019 tarihli ayrı bir bulundurma eylemine ilişkin dava da bu dosyayla birleştirilmiş; Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesi 12.01.2022'de 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 43/1. maddelerini uygulayarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmetmiş ve karar kesinleşmiştir.
Hukuki İlke: Usulüne uygun tebliğ edilmemiş ve itiraz imkânı tanınmamış erteleme kararı kesinleşmediğinden erteleme süresi işlemeye başlamaz; bu nedenle sonraki eylemler ihlal olarak nitelendirilemez ve zincirleme suç uygulamasıyla artırılmış ceza dahi olsa kurulan hüküm kovuşturma şartı yokluğuyla sakatlanır.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi kanun yararına bozma istemini kabul ederek, birleştirilen dosyada zincirleme suçtan verilen 2 yıl 1 ay hapisli mahkûmiyeti 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Birden fazla eylemin birleştirilip TCK 43/1 ile cezanın artırıldığı kullanım dosyalarında bile çıkış noktası olan erteleme kararının şekli denetimi belirleyicidir; müdafi birleştirilmiş dosyalarda her eylemin dayandığı erteleme kararını ayrı ayrı isteyip yasa yolu bildirimlerini kontrol etmelidir.