İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/13663 Karar: 2026/2636 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/13663 K.2026/2636

8. Ceza Dairesi 2025/13663 E. , 2026/2636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/77 E. 2021/415 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/13663 E. , 2026/2636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/77 E. 2021/415 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/13663 E. , 2026/2636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/77 E. 2021/415 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/77 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 06.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2024/33176 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135646 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği gözetilerek yapılan incelemede; Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda şüpheliye itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmayarak şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 20.01.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2018 tarihli ve 2018/30520 Soruşturma, 2018/1532 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin 10.12.2019 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2020 tarihli ve 2018/30520 Soruşturma, 2020/4829 Esas, 2020/3482 sayılı iddianamesi ile İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/77 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 06.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.03.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda kararda itiraz kanun yolu, mercii, itiraz kanun yoluna başvuru süresi, sürenin ne zaman başlayacağı ve itiraz kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/77 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 20.01.2018 tarihli eylem için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2018 tarihli erteleme kararında itiraz kanun yolu gösterilmemiş; şüphelinin 10.12.2019'daki yeni eylemi ihlal sayılarak açılan davada İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesi 08.06.2021'de 1 yıl 8 ay hapis ve hak yoksunluklarına hükmetmiş, bu mahkûmiyet 06.09.2021'de kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine dosya kanun yararına bozma yoluyla 8. Ceza Daireye gelmiştir.

Hukuki İlke: Tebliğname, erteleme kararının infazına başlanmış hatta tedbirin infazı tamamlanmış olmasının dahi sonucu değiştirmeyeceğine işaret etmektedir: usulüne uygun yasa yolu bildirimi yapılmadan verilen erteleme kararı kesinleşmediğinden ihlalden söz edilemez ve mahkemenin mahkûmiyet yerine 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca durma kararı vermesi zorunludur.

Uygulama Sonucu: Daire, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünü 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle kanun yararına bozmuş; 309/4-b uyarınca gerekli işlemin mahkemesince yapılması için dosyanın iadesine karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: HAGB'siz doğrudan mahkûmiyetle sonuçlanan ve kesinleşen TCK 191 dosyalarında dahi savcılık erteleme kararındaki yasa yolu bildirimi eksikliği sonradan ileri sürülebilir; hükümlü lehine bu yol, infazı süren cezanın dayanağını ortadan kaldırabileceğinden dosyadaki ilk erteleme kararının bir örneği mutlaka temin edilip incelenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla