Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13701 E. , 2026/2005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/1153 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13701 E. , 2026/2005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/1153 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.05.2024 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçiler vekilinin itirazı üzerine Gaziantep 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.12.2024 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/3974 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134787 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 09.11.2023 tarihli dilekçesi ile .. ili, .. Mahallesi, 348 parsel ve 347 parsellerin müvekkillerine ait olduğu, şüphelilerin ilgili taşınmazı işgal ettikleri, parsellerin içerisinde bulunan evi boşaltmadıklarından bahisle şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturmada, müşteki vekilinin dosyaya sunduğu tapu kayıtlarının sadece müvekkilleri olan müştekiler yönünden çıkartıldığı, suça konu yerle ilgili asliye ve sulh hukuk mahkemelerinde ortaklığın giderilmesi ile diğer miras taksim davalarının devam ettiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Müşteki vekilinin sunmuş olduğu tapu senedi ve hisse oranlarını gösteren kayıtlar incelendiğinde, hisse sahiplerine ait metrekare toplamlarının tapu senedinde gösterilen parsellerdeki metrekareyi karşıladığı, sunulan kayıtlarda şüphelilerin herhangi bir payının olmadığının anlaşıldığı cihetle, belirtilen parsellere ait tapu kayıtları getirtildikten sonra şüphelilerin parsellerde hak sahibi olup olmadığı yönünde araştırma yapılmasını takiben anılan parseller hakkında hak sahipliğine yönelik açılan davaların araştırılması, şüpheliler lehine hak sahipliği yönünden kesinleşen bir karar bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçiler vekili tarafından .. Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 15.11.2023 havale tarihli dilekçede, şikayetçilerin, .. ili .. Mahallesi 3 47... nolu parsellerin maliki oldukları, ekte sunulan tapu kayıtlarına göre şüphelilerin taşınmazda herhangi bir haklarının bulunmamasına rağmen taşınmazları tamamen işgal ettikleri, ayrıca evi boşaltmadıklarından dolayı şikayetçilerin taşınmazı kullanamadıklarını belirterek hakkı olmayan yere tecavüz suçlamasıyla şikayetçi oldukları belirlenmiştir. 2. Kardeş olan şüpheliler ..., ..., .. .., ... ile anneleri olan şüpheli ... ifadelerinde, söz konusu yerin dedeleri / kayınpederi ...'dan kaldığını, evin bakım onarımını da kendilerinin yaptığını, arsanın paydaşlara eşit şekilde pay edilmesi gerektiğini, bu olayla ilgili olarak karşı tarafla muhdesat davalarının devam ettiğini ifade ettikleri belirlenmiştir. 3. Şikayetçilerin şikayetine ilişkin olarak .. Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde verilen 30.05.2024 tarihli karar ile; "Müştekilerin iddiasına konu olan yerin muris .. .. 2022 yılında vefat etmesi üzerine çocuklarına kaldığı ve .. şüpheli .. .. eşi olan .. .. babası olduğu ve diğer şüphelilerinde dedeleri olduğu ve müştekilerinde ali doğanın kızları ve torunları olduğu ve bu ev ve avluda müştekiler gibi .. .. oğlu olan .. .. miras hakkının bulunduğu ve bu hakkın şüpheli olan eşi ve çocuklarına geçtiği ve müşteki vekilinin dosyaya sunduğu tapu kayıtlarının sadece müvekkilleri olan müştekiler yönünden çıkartıldığının anlaşıldığı ve bu miras kalan yerde ..da hakkının olduğunun nüfus kayıtlarından anlaşıldığı ve suça konu yerle ilgili .. asliye ve sulh hukuk mahkemelerinde ortaklığın giderilmesi ve diğer miras taksim davalarının devam ettiği ve henüz karar verilmediği ve kesinleşmediği ve dolayısıyla taraflar arasında bir fiili ve rızai taksim yapılmadığı hususunun anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı incelendiğinde müştekilerin başvurusuna konu olayda müştekiler ile şüpheliler arasındaki olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığı, taraflar arasında mal paylaşımına dayalı bir ilişki olduğu, ayrıca anlaşmazlık konusunun mahkeme aşamasına taşındığı, şüphelilerin üzerine atılı suçun unsurlarının bu nedenle oluşmadığı, müştekilerin şikayetinin hukuk mahkemelerinde çözülmesi gerekli hukuki mahiyette ihtilaf olduğu Olay tarihi itibariyle tarafların tamamının elbirliği mülkiyeti ile mülkün tamamı üzerinde malik oldukları, aralarında fiili taksim sözleşmesinin de bulunmaması sebebiyle tamamının, mülkün tamamından yararlanma hakkı bulunduğu, müsnet suçun unsurları itibariyle oluşmadığı ve müştekilerin daha öncede aynı konuda şikayetçi oldukları ve C.Başsavcılığımızın 2023/92498 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma yapıldığı ve bu nedenle kyok kararı verildiği ve iddiaların aynı mahiyette olduğu ve henüz fiili taksim yapılmaması nedeniyle müsnet suçun unsurları itibariyle oluşmadığı" belirtilerek şüpheliler hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara karşı şikayetçiler vekilinin itirazı üzerine Gaziantep 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.12.2024 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4. İnceleme konusu soruşturma dosyası kapsamına göre, taraflar arasında söz konusu parsellere ilişkin hukuk mahkemelerinde devam eden davaların bulunduğu, aralarındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğunun anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.