KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2025/2208 E., 2025/3827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1453 E., 2024/105 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma Kararı
Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2023 tarih ve 2017/163 Esas, 2023/751 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 28.05.2024 tarih ve 2024/378 Esas, 2024/4585 Karar sayılı kararı; "Dosya kapsamına göre 11.05.2023 tarihli celsede duruşma tarihinin 20.02.2024 tarihi olarak belirtilmesine rağmen hakkında yakalama kararı bulunan sanık ...'ın yakalandığı 02.06.2023 tarihinde savunmalarının alındığı ve sanık ... müdafisi duruşmadan haberdar edilmeden ve savunmalarını sunma imkanı sağlanmadan yokluğunda duruşma yapılarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
" şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Kayseri 20.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarih ve 2024/1453 Esas ve 2024/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 delaletiyle 109/2, 3-a,b, 62/1, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, sadece soyut değerlendirmeler yapılarak mahkumiyet kararı verildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmasına, davanın zamanaşımına uğradığına, re'sen nazara alınacak hususlarla kararın bozulmasına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın, haklarında verilen hüküm kesinleşen diğer sanıklarla birlikte hareket ederek "abi misafirimiz ol" diyerek müştekiyi kandırıp araca bindirdikleri ve yolda müştekiyi darp ederek rızası dışında Erkilet Kasabasına götürerek araçtan indirdikleri müştekiyi tabancayla yaraladıkları, sanığın, silahla, cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun' un 62. maddesi uyarınca yapılan indirim ile sonuç cezanın 4 yıl 2 ay hapis yerine, hesap hatası sonucu 3 yıl 14 ay hapis olarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği,
olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, müşteki hakkında düzenlenen adli rapor, tanık beyanları, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın, müştekiye yönelik silahla, birden fazla kişi ile birlikte cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, koşulları oluşmadığından lehe hükümlerin uygulama dışı bırakılmasında isabetsizlik bulunmadığı,
sanık hakkındaki yargılama konusu eylem için 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddeleri gereğince 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve belirtilen sürelerin dolmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
...
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/2208, K. 2025/3827, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama