KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2025/2429 E., 2025/5055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/56 E. 2024/68 K.
- Suç
- 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
- Karar
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
1.315 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Milas Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2024 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi talebine istinaden Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2024 tarihli kararı ile talepnamenin kabulü ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 30.01.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/11302 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16715 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/8. maddesinde yer alan, “Cumhuriyet savcısı, şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder. Talep yazısında;
a) Şüphelinin kimliği ve müdafii,
b) Mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği ile varsa vekili veya kanuni temsilcisi,
c) İsnat olunan suç ve ilgili kanun maddeleri,
d) İsnat olunan suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
e) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
f) İsnat olunan suçu oluşturan olayların özeti,
g) Üçüncü fıkrada belirtilen şartların gerçekleştiği,
h) Belirlenen yaptırım ile beşinci ve altıncı fıkra uygulanmış ise bunlara ilişkin hususlar ve güvenlik tedbirleri,
gösterilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/22 md.) Bu fıkraya aykırı olarak düzenlendiği, belirlenen yaptırımda maddi hata yapıldığı, yaptırım hakkında 231 inci veya Türk Ceza Kanununun 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmasında objektif koşulların gerçekleşmediği ya da teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri belirtilmediği anlaşılan talep yazısı, eksikliklerin tamamlanması amacıyla mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir.
Cumhuriyet savcısı tarafından eksiklikler tamamlandıktan ve hatalı noktalar düzeltildikten sonra talep yazısı yeniden düzenlenerek mahkemeye gönderilir." şeklindeki ve Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin talepnamenin incelenmesi başlıklı 13. maddesinin "Mahkeme, talepnamenin verildiği gün incelemesini derhal yapar, şüpheliyi müdafi huzurunda seri muhakeme usulü ile ilgili olarak dinler ve usulü sonuçlandırır.
Şüphelinin seri muhakeme usulü hakkında dinlenmesi SEGBİS veya istinabe yoluyla da yapılabilir.
(2) Mahkeme tarafından eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 12 nci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) Belirlenen yaptırımda maddi hata yapılan, C) Yaptırım hakkında Kanunun 231 inci veya Türk Ceza Kanununun 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasında objektif koşulların gerçekleşmediği anlaşılan, ç) Teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri belirtilmeyen, Talepnamenin eksikliklerin tamamlanması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilir." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
Dosya kapsamına göre, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 15/1. maddesinde ''Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.'' şeklinde yer alan düzenleme gereğince, Milas Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/01/2024 tarihli ve 2023/11466 soruşturma, 2024/180 esas, 2024/45 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamede,
şüphelinin alt sınırdan takdir edilen temel cezasının 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi gereğince 6 ay hapis ve 25 gün adli para cezaları olarak belirlenmesini müteakip, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddelerinin uygulanması sonucunda neticeten 3 ay hapis ve 360,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasının talep edilmesi gerektiği, oysa talepnamede, sonuç ceza doğru şekilde 3 ay hapis ve 360,00 Türk lirası adli para cezası olarak tayin edilmiş ise de,
şüphelinin temel cezasının hatalı şekilde 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 25 gün adli para cezaları olarak belirlenmesini müteakip, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4 maddesi uyarınca 1/2 indirim uygulanması suretiyle 6 ay hapis ve 12 gün adli para cezası ile cezalandırılma talebinde bulunulduğu anlaşıldığından, düzenlenen talepnamenin, doğru ceza miktarları yazılarak yeniden düzenlenmesi için 5271 sayılı Kanun'un 250/8. maddesi uyarınca iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talepnamedeki temel ceza uygulaması dikkate alınarak fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan dördüncü ve sekizinci fıkraları;
"(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler.
...
(8) Cumhuriyet savcısı, şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder. Talep yazısında;
a) Şüphelinin kimliği ve müdafii,
b) Mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği ile varsa vekili veya kanuni temsilcisi,
c) İsnat olunan suç ve ilgili kanun maddeleri,
d) İsnat olunan suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
e) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
f) İsnat olunan suçu oluşturan olayların özeti,
g) Üçüncü fıkrada belirtilen şartların gerçekleştiği,
h) Belirlenen yaptırım ile beşinci ve altıncı fıkra uygulanmış ise bunlara ilişkin hususlar ve güvenlik tedbirleri,
gösterilir. Bu fıkraya aykırı olarak düzenlendiği, belirlenen yaptırımda maddi hata yapıldığı, yaptırım hakkında 231 inci veya Türk Ceza Kanununun 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmasında objektif koşulların gerçekleşmediği ya da teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri belirtilmediği anlaşılan talep yazısı, eksikliklerin tamamlanması amacıyla mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir. Cumhuriyet savcısı tarafından eksiklikler tamamlandıktan ve hatalı noktalar düzeltildikten sonra talep yazısı yeniden düzenlenerek mahkemeye gönderilir."
Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin "Talepnamenin incelenmesi" başlıklı 13. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası;
"(2) Mahkeme tarafından eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 12 nci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Belirlenen yaptırımda maddi hata yapılan,
c) Yaptırım hakkında Kanunun 231 inci veya Türk Ceza Kanununun 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasında objektif koşulların gerçekleşmediği anlaşılan,
ç) Teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri belirtilmeyen, Talepnamenin eksikliklerin tamamlanması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilir." 6136 sayılı Kanun'un 15. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur." Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlüye isnat olunan 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesindeki suçun Kanun'da düzenlenen temel cezasının, 6 ay hapis ve 25 gün adli para cezası olduğu ve hükümlü hakkında düzenlenen talepnamede cezanın alt sınırdan belirlendiğinin belirtilmesine rağmen temel hapis cezasının "1 yıl" üzerinden belirlenip sonuç cezanın doğrudan "3 ay hapis cezası" olarak tayin edildiği,
5271 sayılı Kanun'un 250/8 ve Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 13/2. maddeleri uyarınca yaptırımın doğru olarak yeniden düzenlenmesi için talepnamenin Milas Cumhuriyet Başsavcılığına iadesi yerine Mahkemece talepnamenin kabulüne karar verilerek hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca temel hapis cezasının alt sınırdan tayin edildiğinin belirtilmesine rağmen "1 yıl hapis cezası" üzerinden tayini ve sonuç hapis cezasının da "6 ay hapis cezası" şeklinde belirlenmesi suretiyle talepnameye aykırı olarak daha ağır bir yaptırımla hükümlünün cezalandırılması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/2429, K. 2025/5055, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama