Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/2438 E. , 2025/7097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/495 E. 2022/118 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2021 tarihli iddianamesi ile
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/2438 E. , 2025/7097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/495 E. 2022/118 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 14.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/6389 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 13/05/2021 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Adı geçen sanık hakkında, daha önce 18/02/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/03/2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesini müteakip, şüphelinin erteleme süresi içerisinde aynı nev'iden suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2020 tarihli ve 2019/1080 esas, 2020/98 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii ... Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/240 değişik iş sayılı kararını takiben, şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/02/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği düşünülerek ... Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/240 değişik iş sayılı kararına yönelik 26/04/2021 tarihinde Genel Müdürlüğümüzün ...-... sayılı yazısı ile kanun yararına bozma yoluna gidildiği ve kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/02/2022 tarihli ve 2021/14860 esas, 2022/1528 karar sayılı ilamıyla bozulduğu, bu durumda, kovuşturma şartı ve dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart gerçekleşmediğinden sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılamayacağı ve aynı neviden tüm suçlara ilişkin dosyaların birleştirilerek tek bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği cihetle, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.02.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2018 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin 07.07.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi ihlal kabul edilerek ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2019 tarihli iddianamesi ile ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/1080 Esas, 2020/98 Karar sayılı kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın incelenmesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/240 D.iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar verildiği, kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi ile Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarih ve 2021/14860 Esas, 2022/1528 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı içeriğinde 18.02.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği belirtilmek suretiyle bozma kararı verilmiştir. B. Somut kanun yararına bozma istemine ilişkin olarak; 1- Şüpheli hakkında, 13.05.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2021 tarihli ve 2021/1905 Soruşturma, 2021/1543 Esas, ... numaralı iddianamesi ile ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/495 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 14.07.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. 2-Kanun yararına bozma istemine konu 13.05.2021 tarihli eylemin, 18.02.2018 tarihli eylemine ilişkin verilen 28.03.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun yanlış gösterildiği ve şüphelinin yanıltıldığı belirtilerek bozma kararı verilmesi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2023 tarihli kararı ile şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, 13.05.2021 tarihli eylemin erteleme kararından önce işlendiği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart gerçekleşmediğinden sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılamayacağı ve aynı nitelikte işlenen tüm suçlara ilişkin dosyaların birleştirilerek tek bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/495 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, 13.05.2021 tarihli kullanma eyleminden doğrudan açılan davada 1 yıl 8 ay hapse mahkûm edilmiştir. Başsavcılık, sanığın önceki 18.02.2018 tarihli eylemine ilişkin erteleme kararının itiraz süresi hatalı gösterildiği için kesinleşmediğini ve TCK 191/6 koşulunun oluşmadığını ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Önceki erteleme kararı usulünce kesinleşmediyse TCK'nın 191/6. maddesindeki 'erteleme süresi içinde tekrar suç' koşulu gerçekleşmez; bu durumda sonraki eylem tek başına dava konusu yapılamaz, aynı nitelikteki tüm suç dosyaları birleştirilerek tek bir erteleme kararı verilmek üzere durma kararı verilmesi gerekir.
Uygulama Sonucu: Erteleme kararının geçerli biçimde kesinleşmediği ve 13.05.2021 eyleminin sonradan verilen erteleme kararından önce işlendiği belirlenerek, doğrudan mahkûmiyet yerine durma kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hüküm bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: TCK 191/6 ile doğrudan açılan kullanma davalarında, dayanak önceki erteleme kararının usulünce kesinleşip kesinleşmediği mutlaka denetlenmeli; kesinleşme yoksa eylemlerin birleştirilip tek erteleme kararı verilmesi ve durma kararı istenmelidir.