İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/3038 Karar: 2025/7101 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/3038 K.2025/7101

8. Ceza Dairesi 2025/3038 E. , 2025/7101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/243 Esas, 2022/385 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2022 tarihli ve 2022/243

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/3038 E. , 2025/7101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/243 Esas, 2022/385 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2022 tarihli ve 2022/243

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/3038 E. , 2025/7101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/243 Esas, 2022/385 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2022 tarihli ve 2022/243 Esas, 2022/385 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.01.2025 gün ve 2024/10821 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Hükümlü hakkında, 05.03.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2019 tarih, 2019/41909 Soruşturma, 2019/1079 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararı kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2020 tarihli ve 2019/41909 Soruşturma, 2020/40034 Esas, ... numaralı iddianamesi ile ... 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarih, 2020/582 Esas, 2021/215 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62.ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiği, kararın 25.03.2021 tarihinde kesinleştiği, C. Sanığın 29.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişki ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/1501 Esas, 2022/96 Karar sayılı kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2022 tarihli ve 2022/243 Esas, 2022/385 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62.ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21.05.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.06.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.202 tarih, 2022/243 Esas, 202/385 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Savcılıkça erteleme kararı verilen hükümlü hakkında, tedbir yükümlülüklerini ihlal etmesi üzerine dava açılmış; mahkeme önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, sonraki bir eylemin ihbarı üzerine hüküm açıklanarak 1 yıl 8 ay hapse hükmetmiştir. Erteleme kararında itiraz süresi yine 7 gün olarak gösterilmiştir.

Hukuki İlke: Erteleme kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterilmesi ilgiliyi yanıltır; bu yanıltma nedeniyle erteleme kararı usulüne uygun kesinleşmediğinden, denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamaz ve kovuşturma şartı gerçekleşmez.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek mahkumiyet hükmü bozulmuş; mahkumiyet yerine kovuşturma şartı yokluğu nedeniyle durma kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Dava Strateji Notu: HAGB verilip sonradan açıklanan hüküm zincirinde dahi kök erteleme kararındaki süre hatası hükmün tamamını sakatlar; bu nedenle sonraki açıklama kararına değil, en baştaki erteleme kararının usulüne yoğunlaşmak gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla