Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3540 E. , 2025/6133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/43 E., 2021/976 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3540 E. , 2025/6133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/43 E., 2021/976 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2018/1496 Esas, 2019/1501 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/43 Esas, 2021/976 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz İstemi Tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde sanığın üzerinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucunun atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Dosya ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede, sanık hakkında, 03.05.2017 tarihli eylem nedeniyle 03.10.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle, 02.05.2018 tarihinde dava açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak sanık hakkında 2018/2492 sayılı iddianame ile 14.05.2018 tarihli iddianame ile sanık hakkında açılan kamu davasında Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2019 tarihli ve 2018/507 Esas ve 2019/37 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. 2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu itibarla Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.10.2017 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar sanığa tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz süresinin gösterilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediği, bu suretle sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/43 Esas, 2021/976 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadan (TCK 191/1) mahkûm edilen sanık hakkında, daha önce 2017 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş; sanık temyizde tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: TCK 191/2 gereği kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik kararı, itiraz yolu açık olacak şekilde verilip şüpheliye tebliğ edilmelidir; itiraz süresi gösterilmeden tebliğ edilen karar kesinleşmez ve beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamaz. Bu hâlde kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden CMK 223/8 uyarınca durma kararı verilmelidir.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Kullanmak için uyuşturucu bulundurma dosyalarında önceki erteleme kararının itiraz süresini içerip içermediği ve usulünce tebliğ edilip kesinleşip kesinleşmediği denetlenmeli; kesinleşmemişse erteleme süresi işlememiş sayılır ve mahkûmiyet yerine durma kararı gerektiği ileri sürülerek bozma sağlanabilir.