Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3580 E. , 2025/5118 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/440 E., 2024/2369 K. SUÇ : Çocuğa karşı eziyet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3580 E. , 2025/5118 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/440 E., 2024/2369 K. SUÇ : Çocuğa karşı eziyet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2017/821 Esas, 2019/1028 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğa karşı eziyet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-a, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar, sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. 2.Akabinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2020/117 Esas, 2022/2666 Karar sayılı kararı ile hükmün "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün ve 50/105 sayılı, 23.10.2001 gün ve 226/227 sayılı, 30.05.2006 gün ve 173/145 sayılı Kararları ile benzer nitelikteki bir çok kararında da açıklandığı üzere; hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesinin o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, iddianamede, dava konusu yapılmak istenen eylemin bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesi gerekliliği itibariyle hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebilecek oluşu hususları dikkate alındığında, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.11.2017 gün ve 2017/7789 esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında yaralama suçundan dava açıldığı, bu iddianamede yaralama eyleminin süreklilik arz ettiğine ilişkin bir anlatımın yer almadığı, iddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre eziyet suçundan 5271 sayılı CMK'nın 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmadığı halde bu yönde usulüne uygun bir kamu davası açılması sağlanmadan, iddianame yerine geçmesi olanaklı bulunmayan ek savunma ile yetinilerek, sanık hakkında eziyet suçundan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Akabinde; Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2023 tarihli ve 2023/222 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda birleştirme kararı verilmiş; ve dava dosyasının aynı Mahkemenin 2022/882 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devamına karar verilmiştir. 4. Akabinde; Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/882 Esas, 2023/693 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 96/2-a, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş ve karar, sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.11.2024 tarihli ve 2024/440 Esas, 2024/2369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/882 Esas, 2023/693 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın kız arkadaşının çocuğu olan 4 yaşındaki mağdur çocuk ...'ü sistematik ve sürekli şekilde darp ettiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre değerlendirme yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin; "....SONUÇ: Dosyanın tetkikinde küçüğün her iki gluteal bölge, her iki uyluk bölgesi ve sol kolunda tanımlanan farklı yaş ve boyutlardaki yer yer birleşme eğilim gösteren çok sayıdaki yüzeyel travmatik değişimin (ekimozun) farklı zaman dilimlerinde maruz kaldığı künt travmatik eylemler ile oluşabileceği gibi yaş grubu düşünüldüğünde oyun esnasında düşme çarpma gibi içinde bulunduğu eylemler sırasında da oluşabilecek nitelikte oldukları, mevcut verilerle bunlar arasında tıbben bir ayrıma gidilemediği, kafa bölgesinde ise herhangi bir travmatik değişim tanımlanmamakla birlikte küçükte tespit edilen orta hat sağa şift, akut subdural kanama, diffüz serebral ödemin künt travmatik bir eylem sonucu (uygun bir zemine başın çarpması veya çarptırılması; Sert ve künt bir cismin direkt havalesi gibi) meydana gelebilecek nitelikte olduğu oy birliği ile mütalaa olunur." içerikli 15.02.2019 tarihli raporu ile sanığın aşamalarda değişmeyen atılı suçu işlemediğine dair beyanları ve mağdur çocuğun annesinin sanığı doğrulayan beyanları ayrıca mağdur çocuğun "Ben 5 yaşındayım, annemin adı ..., babamın adı ...'dır, biz ... ile birlikte kalıyoruz, aramızda hiç bir sorun yok, çok iyi anlaşıyoruz, ben hastaneye kaldırıldığımda bayılmıştım, ama bayıldığım için hatırlamıyorum, o gün kulağım ağrımıştı, bacaklarımdaki morluklar düştüğüm için olmuştu, dün de düştüm, ben doktora ... baba beni dövdü demedim, ... baba değil, ... abi diyorum" şeklindeki beyanı ve mağdur çocuğun beyanı ile durumuna ilişkin görüşü alınan sosyal hizmet uzmanı bilirkişi G.T'ın 06.03.2018 tarihli duruşmadaki "... ben ailesinin kötü davranıp davranmadığını sordum, bana kötü davranan yok dedi..." şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.11.2024 tarihli ve 2024/440 Esas, 2024/2369 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.