Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3952 E. , 2025/5049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/494 E. 2023/739 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcıl
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3952 E. , 2025/5049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/494 E. 2023/739 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2018 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi üzerine ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli kararı ile sanığa atılı suçun seri muhakeme usulü kapsamında kalması nedeniyle davanın durmasına ve dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Bürosuna gönderilmesine karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarihli, 2022/69739 Soruşturma ve 2023/17747 Karar sayılı kararı ile sanığa ulaşılamaması nedeniyle seri muhakeme usulünün uygulanmasının mümkün bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karar üzerine ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli kararı ile hükmün açıklanarak, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 26.09.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.02.2025 tarihli ve 2024/17192 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/30784 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14/05/2024 tarihli ve 2023/6150 esas, 2024/235 karar sayılı ilâmı ile; "...İnceleme konusu hükümde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbarı üzerine dosyanın yeniden ele alınmasını müteakip, kasıtlı suçun tarihinin ... olduğu ile dava derdest iken Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında, sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması gerektiği cihetle, kamu davasının durmasına ve dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür... " şeklindeki açıklamalar ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinin 13. fıkrasında "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz." şeklinde ve Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 6 ve 7. fıkralarında yer alan "(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz. (7) Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilemez ve yakalama emri düzenlenemez." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı, Dosya kapsamına göre, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca tarihsiz kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile, seri muhakeme usulü teklif tutanağının usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen sanığın başvurmadığı belirtilmiş ise de, sanığın en son bildirdiği adresinin ; "... Mah. 1. ... Sk. No:8 İç Kapı No: 5 .../İstanbul" olmasına rağmen anılan teklif tutanağının "... Mah. 322. Sk. No:66 İç Kapı No:2 .../İstanbul" adresine çıkartıldığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun ve anılan Yönetmelik kapsamında seri muhakame usulünün uygulanması amacıyla şüphelinin kovuşturma aşamasında bildirdiği en son adrese usulüne uygun çağrı yapılmadığının anlaşılması karşısında, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın mahkumiyetine verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakame usulü" başlıklı 250. maddesi; "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: ... b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. (2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir. (3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır. ... (13) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 31.12.2019 tarih ve 30995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin "Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin altıncı fıkrasında "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.", yedinci fıkrasında "Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilemez ve yakalama emri düzenlenemez" ve aynı Yönetmelik'in "Seri muhakeme usulüne davet" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Cumhuriyet savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir. (2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir." hükümleri yer almaktadır. 3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddeleri hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; seri muhakeme usulüne ilişkin teklifi içerir tebligatın, sanığın soruşturma aşamasında kollukta ve kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinde bildirdiği son adres olan "... Mahallesi 1. ... Sokak No. 8 İç Kapı No. 5 ... / İstanbul" adresine çıkartılması gerekirken, Mahkemenin 19.10.2022 tarihli kamu davasının durma kararında belirtilen "... Mah. 322. Sk. No:66 İç Kapı No:2 ... / İstanbul" adresine çıkartıldığı ve sanığın bu adresten ayrılması nedeniyle tebligatın iade edilmesi üzerine Mahkemece başkaca bir tebligat yapılmadan hükmün kesinleştirildiği anlaşılmakla, seri muhakeme usulüne ilişkin yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle Mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesini müteakip, sanığa seri muhakeme teklifinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/494 Esas, 2023/739 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.