KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2025/4406 E., 2025/4443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/143 E., 2024/222 K.
- Suç
- Hükümlü veya tutuklunun kaçması
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Mahkemece temyiz süresinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesi uyarınca 7 gün yerine 2 hafta olarak belirtilmesi suretiyle kanun yoluna başvuru süresinde yanılgıya sebebiyet verildiğinden, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Şereflikoçhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/9 Esas, 2016/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2021/1853 Esas, 2021/7086 Karar sayılı kararı ile davada basit yargılama usulü uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak basit yargılama usulü uygulanmak sureti ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına sanığın itirazı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Şereflikoçhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/143 Esas, 2024/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi Fiilden dolayı pişman olduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyasının kapsamına göre, suç tarihinde hükümlü olan sanığın Şereflikoçhisar B Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda cezası infaz edilirken Kırşehir Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakline karar verildiği, bulunduğu cezaevinden ayrılan sanığın süresi içinde nakledildiği Ceza İnfaz Kurumuna teslim olmadığı, 06.03.2015 tarihinde yakalanarak Kayseri Ceza İnfaz Kurumu'na alındığı iddiasına ilişkin olarak;
1. Sanığın üzerine atılı suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle suç tarihinin, sanığın yakalanarak hukuki kesintinin gerçekleştiği 06.03.2015 tarihi olarak gösterilmesi gerekirken karar başlığında 14.11.2014 şeklinde yanlış gösterilmesi, yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Tebliğnamede sanık hakkındaki davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile düşme kararı verilmesi talep edilmiş ise de sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında ilk mahkumiyet hükmünün 27.04.2016 tarihli olduğu, bu hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine basit yargılama usulü uygulanmak sureti ile 19.07.2023 tarihinde verilen mahkumiyet hükmü ile zamanaşımı süresinin kesildiği, bu hükme sanık tarafından itiraz edildiği, 27.11.2024 tarihinde temyize konu mahkumiyet hükmünün verildiği, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-3 maddesi dikkate alındığında dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
dava dosyasında bulunan nakil belgesi, firar fişi ve tutanakları, yakalama emri, müddetname ile sanık ifade ve savunmaları dikkate alındığında, sanığın nakledildiği ceza infaz kurumuna kanuni süre içinde teslim olmayarak üzerine atılı suçu işlediği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddelerinde belirtilen erteleme ve cezanın seçenek yaptırımları çevrilmesine ilişkin hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava dosyasının kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından,
İlk Derece Mahkemesinin kararında düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanığın tekerrüre esas alınan suçu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olduğu, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca suçunun da bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ayrıca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli bozma kararından önce İlk Derece Mahkemesi tarafından 27.04.2016 tarihli karar ile sanığın 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği ve hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği halde bozma ilamı sonrası sanık hakkında verilen 27.11.2024 tarihli hükümde sanığın "6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmek suretiyle 1412 sayılı
Kanun'un 326/4. maddesinde yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmış ancak bu hususların 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322. maddesine göre Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Şereflikoçhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/143 Esas, 2024/222 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında; sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4406, K. 2025/4443, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama