Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/4544 E. , 2025/7337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/3958 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cum
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/4544 E. , 2025/7337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/3958 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2024 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikayetçinin itirazı üzerine ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.05.2024 tarihli kararı ile kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.04.2025 tarihli ve 2024/19609 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/48149 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin babasından miras yolu ile kalan ancak deprem nedeniyle ağır hasar alıp yıkılan yahut yıktırılan evi şüphelilerin uzun yıllardır kullandıklarını, yıkılan evin yerine ise yeni bir inşaata başladıklarını belirterek şikayetçi olması üzerine soruşturma işlemlerine başlanılmasına rağmen bahse konu ihtilafın hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, söz konusu taşınmazın tapu kaydının temin edilmediği, müştekinin şikayete konu taşınma üzerinde hissesinin olup olmadığına dair tespitin yapılmadığı, babasından kaldığının iddia edilmesi karşısında babasına ait veraset ilamını dosyaya temin edilmediği gibi taşınmazın şüpheliler tarafından mı yıktırıldığı yoksa deprem nedeniyle ağır hasarlı olup resmi makamlarca yıkılmasına mı karar verildiği konusunun da resmi makamlar ile yazışma yapılmak suretiyle netleştirilmediği anlaşılmakla, anılan hususların temin edilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçinin 25.12.2023 havale tarihli dilekçesi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı müracaatında, şüpheliler ..., ... ve ...'in babasından kalan hissesinin olduğu evinin yıkılması ile bu arsa üzerinde ev diktiklerini beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan araştırma neticesinde, ... ilçesi...Mahallesinde No.165 sayılı adreste bulunan ikamet hakkında ...'in Belediye Başkanlığına 03.11.2023 tarihinde dilekçe vererek kendilerine ait olduğunu beyan ettiği boş ve metruk evin belediye tarafından yıkılmasını talep ettiği, talep doğrultusunda ... Belediyesi tarafından metruk binanın belediye tarafından yıkılması hakkındaki dilekçenin 23.11.20 23... numara ile kayda alındığı ve sonrasında metruk binanın belediye tarafından yıkıldığı, söz konusu yıkılan yere ... isimli şahsın inşaat temeli beton atarak yeni ev yaptığı bilgisinin alındığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunan şikayetçinin yıkılan yerin kendilerine ait olduğunu, kendi bilgisi dışında yıkıldığını, ...'in kaçak yapı yaparak işgal ettiğine dair şikayetçi olduğu, yine kolluk tarafından tanzim edilen 08.01.2024 tarihli tutanakta,...Mahallesi No.165 .../... adresindeki kaçak yapı ihbarı üzerine yapılan kontrolde, bahse konu arazinin köy içinde olduğu, tapu kaydının olmadığı, ada parsel kaydının olmadığı, inşaatın devam ettiği, ancak yapı ruhsatının olmadığı, arazi sahibi olduğunu beyan ettiği ... isimli şahısla yapılan mülakatta bu arazinin annesi ... olduğu, kendilerinin eski bir kerpiç evde kaldığı, depremden dolayı ağır hasar aldığı, bu nedenle kerpiç evi yıkıp yerine bir ev yapacağını, ancak bu arazinin tapu kaydı olmadığını, çok eskiden beridir kendilerinin oturduğunu beyan ettiği, şahsın inşaata dair herhangi bir izin, belge, ruhsat ibraz edememesi nedeniyle inşaat çalışmalarının sonlandırılarak durdurulduğu belirtilmiştir. 3. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2024 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan söz konusu araziye ilişkin mal paylaşımı yapıldığına dair şikayetçi tarafından dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, müştekinin söz konusu alandaki payının olduğuna dair iddiasının hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gereken uyuşmazlık niteliğinde olduğu ve bu hususta hukuk mahkemesinde dava açması gerektiğinden şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikayetçinin itirazı üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; iddia konusu inşaat yapılan taşınmaza ait tapu kaydının ve miras bırakanın veraset ilamının temin edilmesi ile arazi üzerindeki hak sahiplerinin ve söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan kerpiç evin depremden ağır hasar alması nedeniyle resmi kurumların kararıyla mı yoksa şüphelilerin isteği üzerine mi yıkıldığının tam olarak tespitinin yapılması ve elde edilen bilgiler ışığında ulaşılabilen diğer tüm delillerin toplanması gerektiği nazara alınmadan, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın bu yönden kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.05.2024 tarihli ve 2024/3958 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.