İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/5036 Karar: 2026/1179 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/5036 K.2026/1179

8. Ceza Dairesi 2025/5036 E. , 2026/1179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/6035 E., 2024/3324 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/5036 E. , 2026/1179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/6035 E., 2024/3324 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/5036 E. , 2026/1179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/6035 E., 2024/3324 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/96 Esas, 2024/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.12.2024 tarihli ve 2024/6035 Esas, 2024/3324 Karar sayılı kararı ile; ''İstinaf başvurularında bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a.1. cümlesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine'' karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli ve somut delilin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, ele geçen maddenin kullanım sınırında olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/542 Esas, 2016/98 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 10 ay erteli hapis cezasının denetim süresi içinde suç işlenip işlenmediği, infaz edilip edilmediği tespit edilmesi gerektiğinden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin tekerrür uygulamasına ilişkin eleştirisi uygun görülmüştür. Dava dosyası kapsamına göre; 25.12.2023 tarihinde durumundan şüphelenilen kullanıcı ..'nın durdurularak suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine rızaen metamfetamin maddesini teslim ettiği, sanığın ikametinde yapılan aramada bulunan metamfetamin, esrar ve hassas teraziye el konulduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay tutanağı, ikamet arama tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve hassas terazi, uzmanlık raporları, kullanıcı ..'nın müdafii eşliğinde alınan kolluk ifadesi ve teşhis tutanağı, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan ifadeleri ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesi uyarınca infaz edileceği yolunda ihtarat yapılmasına'' ibaresinin yazılmasının, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.12.2024 tarihli ve 2024/6035 Esas, 2024/3324 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip, aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/96 Esas, 2024/329 Karar sayılı karar hükmünün 6. fıkrasında ''ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 106 maddesi uyarınca infaz edileceği yolunda ihtarat yapılmasına'' kısmının çıkartılarak "taksitlerden birisinin zamanında ödememesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Şanlıurfa'da 25.12.2023 tarihinde durumundan şüphelenilerek durdurulan bir kullanıcının rızaen metamfetamin teslim etmesi üzerine sanığın ikametinde yapılan aramada metamfetamin, esrar ve hassas terazi ele geçirilmiş; Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesi uyuşturucu madde ticaretinden hapis ve 25.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, Gaziantep BAM istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi mahkûmiyeti yerinde bulmakla birlikte adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin ihtarattaki hatayı dosya üzerinden düzeltmiştir.

Hukuki İlke: Adli para cezası TCK m. 52/4 uyarınca taksitlendirildiğinde, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği yönünde ihtarat yapılmalıdır; bunun yerine cezanın 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesine göre infaz edileceği yolunda ihtarat yazılması hukuka aykırıdır ancak bu aykırılık yeniden yargılama gerektirmeyip CMK m. 303/1 kapsamında Yargıtay'ca düzeltilebilir.

Uygulama Sonucu: Daire, olay tutanağı, arama tutanağı, uzmanlık raporları ve kullanıcının müdafi eşliğindeki ifadesiyle sübut bulunan mahkûmiyette esasa ilişkin hukuka aykırılık görmediğinden, yalnızca hatalı ihtarat ibaresini değiştirerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Adli para cezasına ilişkin taksitlendirme ihtaratındaki kalıp hataları tek başına bozma değil düzelterek onama sonucu doğurur; savunma bu tür usul hatalarına değil, etkin pişmanlık koşulları ve kullanım sınırı iddialarını somut delille destekleyecek kanıtlara yoğunlaşmalıdır. Ayrıca kararda, tekerrüre esas alınan erteli cezanın denetim süresi içinde infaz durumunun araştırılması gerektiği yönündeki BAM eleştirisinin uygun görülmesi, tekerrür itirazlarında infaz kaydı incelemesinin talep edilebileceğini gösterir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla