Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5921 E. , 2026/848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/331 E. 2020/406 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İznik Asliye Ceza Mahk
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5921 E. , 2026/848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/331 E. 2020/406 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İznik Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/331 Esas, 2020/406 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/18076 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/60702 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı nazara alındığında, Somut olayda, İznik Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararına karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı gibi şüpheliye soruşturma, denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada şüpheliye itiraz hakkının bildirilmediğinin anlaşılması karşısında, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmayan sanık hakkında açılan kamu davasında, mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkumiyeti kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.02.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İznik Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2020 tarihli ve 2020/824 Soruşturma, 2020/265 Esas, 2020/250 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6. ve 53. maddeleri uyarınca İznik Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İznik Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/331 Esas, 2020/406 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Sanığın 05.09.2015 tarihli eyleme ilişkin verilen 23.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı anlaşılmakla; erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart gerçekleşmediğinden 27.02.2020 tarihli eylemleri tek başına dava konusu yapılamayacağı ve aynı nitelikte işlenen tüm suçlara ilişkin dosyaların birleştirilerek tek bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İznik Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/331 Esas, 2020/406 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın 05.09.2015 tarihli eylemi için İznik Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresi 7 gün olarak bildirilmiş ve istemde belirtildiğine göre soruşturma, denetimli serbestlik ve kovuşturma aşamalarının hiçbirinde şüpheliye itiraz hakkı bildirilmemiştir. Sanığın 27.02.2020 tarihli yeni bulundurma eylemi tek başına dava konusu yapılmış, İznik Asliye Ceza Mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis belirleyip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; kesinleşen bu karar Adalet Bakanlığının istemiyle Yargıtay önüne taşınmıştır.
Hukuki İlke: Erteleme kararı usulüne uygun kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan işlemler de hukuken geçersizdir; TCK 191/6'daki şart gerçekleşmediğinden erteleme süresi içindeki yeni kullanım eylemi tek başına dava konusu yapılamaz, aynı nitelikteki tüm suç dosyaları birleştirilerek tek bir erteleme kararı verilmesi ve kovuşturma şartı beklenerek durma kararıyla dosyanın savcılığa gönderilmesi gerekir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma - yeni eylemin tek başına dava edilip HAGB kararı verilmesi Kanun'a aykırı bulunmuş ve İznik Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararı CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Erteleme süresi içinde yeni bir kullanım eylemi ortaya çıktığında doğru usul ayrı dava değil dosyaların birleştirilip tek erteleme kararı verilmesidir; müdafi hem ilk erteleme kararının kesinleşme kusurunu hem de yeni eylemin TCK 191/6 kapsamında bağımsız dava edilemeyeceğini birlikte ileri sürerek iki ayrı bozma sebebini aynı dilekçede işleyebilir.