İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/5898 Karar: 2026/831 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/5898 K.2026/831

8. Ceza Dairesi 2025/5898 E. , 2026/831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/297 D.İş HÜKÜMLÜ (SUÇA SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkeme

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/5898 E. , 2026/831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/297 D.İş HÜKÜMLÜ (SUÇA SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkeme

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/5898 E. , 2026/831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/297 D.İş HÜKÜMLÜ (SUÇA SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) 16.01.2020 tarihli ve 2019/277 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın değerlendirilmesinde Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2020 tarihli ve 2020/297 D.İş sayılı kararı ile kesin olarak itirazın reddine karar verildiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/17491 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/65014 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar He birlikte verilen tedavi ve veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetindi serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi sureliyle suça sürüklenen çocuğun yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Suça sürüklenen çocuk hakkında, 16.03.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2018 tarih, 2017/3092 Soruşturma, 2018/234 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, suça sürüklenen çocuğun 16.08.2019 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2019 tarihli, 2023/7122 Soruşturma, 2023/2272 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Aksaray Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk mahkemesi Sıfatıyla) 16.01.2020 tarihli ve 2019/277 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine Aksaray 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2020 tarihli ve 2020/297 D.iş sayılı kararı ile kesin olarak itirazın reddine karar verildiği, anlaşılmıştır. B. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21.09.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi karan ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre " iki hafta " içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu İhtan ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik karannın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yapılan itirazın kabulü yerine reddine kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2020 tarihli ve 2020/297 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verirken itiraz süresini 7 gün olarak bildirmiş; çocuğun 16.08.2019 tarihli eylemiyle ertelemeyi ihlal ettiği kabul edilerek açılan davada çocuk mahkemesi sıfatıyla Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkemesi yaş küçüklüğü indirimi (TCK 31/3) uygulayarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi buna yapılan itirazı kesin olarak reddetmiştir. Adalet Bakanlığının istemiyle itiraz merciinin kararı kanun yararına bozma incelemesine konu olmuştur.

Hukuki İlke: Suça sürüklenen çocuk hakkındaki erteleme ve denetimli serbestlik kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterilmesi çocuğu yanılttığından karar usulüne uygun kesinleşmez; kesinleşmeyen ertelemenin ihlali kovuşturma şartını doğurmayacağından mahkemenin durma kararı vermesi, itiraz merciinin de HAGB'ye yönelik itirazı bu nedenle kabul etmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma - itiraz merciinin HAGB kararına yönelik itirazı kabul etmek yerine kesin olarak reddetmesi Kanun'a aykırı bulunarak Ağır Ceza Mahkemesinin değişik iş kararı CMK 309/3 uyarınca bozulmuş, işlem CMK 309/4-a kapsamında yürütülecektir.

Dava Strateji Notu: Bu emsal, kanun yararına bozmanın yalnızca hükümleri değil itiraz merciinin ret kararlarını da hedefleyebildiğini gösterir; çocuk müvekkillerin HAGB dosyalarında erteleme kararındaki kanun yolu bildirimi hatası, itiraz süreci tükenmiş olsa bile Bakanlık kanalıyla sonuca götürülebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla