İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/6153 Karar: 2025/6205 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/6153 K.2025/6205

8. Ceza Dairesi 2025/6153 E. , 2025/6205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/879 E., 2025/779 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince silahla tehdit suçundan hüküm kurulmasına y

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/6153 E. , 2025/6205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/879 E., 2025/779 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince silahla tehdit suçundan hüküm kurulmasına y

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/6153 E. , 2025/6205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/879 E., 2025/779 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince silahla tehdit suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar istinaf incelemesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı ise de bu husus sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2025 tarih ve 2025/37 Esas, 2025/74 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 3-a, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.04.2025 tarih ve 2025/879 Esas, 2025/779 Karar sayılı kararı ile; "...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren katılan ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunanların istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasına " Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... Bakanlığına verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, whatsupp mesajlarına dayanılarak kendiliğinden suç duyurusunda bulunulmasının hukuka aykırı olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna, soyut ve mesnetsiz beyanlara dayanılarak sübuta gidilmesinin hatalı olduğuna, müştekinin rızasının bulunduğuna, sanıkta suç kastı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli, şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 109/3-a maddesi uyarınca cezada artırım yapılmasının isabetsiz olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, indirim sebeplerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmadığına, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve Kanuna aykırı olduğuna, hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın hatalı olup bozulması gerektiğine, somut olayda müstakil olarak tehdit suçunun işlendiğine, katılanın beyanları ile bu durumun sabit olduğuna, istinaf mahkemesi kararının bozulması ve sanığın atılı suçlardan teşdiden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ile katılanın olay tarihinden önce duygusal ilişki yaşadıkları, sanıktan ayrılmak isteyen katılanın sanığın tehditleri nedeniyle ilişkilerine son veremediği, olay günü sanığın, katılanın iş çıkışına gittiği, katılanın, sanığın aracına binmek istememesi üzerine tehdit içeren sözlerle araca bindirdiği katılanı tenha bir alana götürüp maket bıçağı ile tehdit ederek hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın adli mercilere intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 03.01.2025 tarihli tutanak, mesaj görüntüleri, katılan beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre sanığın, silahtan sayılan bıçak ile cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkeme kabulünde, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında, koşulları bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.04.2025 tarih ve 2025/879 Esas, 2025/779 Karar sayılı kararına yönelik temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesi gereği hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılması suretiyle Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla