İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/6428 Karar: 2025/7338 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/6428 K.2025/7338

8. Ceza Dairesi 2025/6428 E. , 2025/7338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/96 D. İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumh

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/6428 E. , 2025/7338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/96 D. İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumh

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/6428 E. , 2025/7338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/96 D. İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2023 tarihli kararı ile şüpheli hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, şikayetçinin süresinde şikayet hakkını kullanmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikayetçinin itirazı üzerine Yüksekova Sulh Ceza Hakimliğinin 01.02.2024 tarihli kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/14808 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/65171 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin maliki bulunduğu tarla vasfındaki taşınmazı rızası olmaksızın şüphelinin meyve ağaçları dikmek suretiyle kullandığını, yıllardır bu duruma itiraz etmesine rağmen şüphelinin bu duruma bir son vermediğini belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığınca 6 aylık hak düşürücü şikayet süresinin geçirildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.05.2024 tarihli ve 2022/931 esas, 2024/4425 karar sayılı ilamında yer alan, "...inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde, hakkı olmayan yere tecavüz suçu niteliği itibari ile temadi eden suçlardan olup temadi devam ettiği sürece, suçtan zarar görenin şikayet hakkının devam ettiği, dosya kapsamından şikayetçinin soruşturmaya konu taşınmaza ilişkin Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2016/481 Esas, 2019/1126 Karar sayılı dosyasında müdahalenin meni davası açtığı ve davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2019/955 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, şikayete konu arazide açılan çukurun taşınmaza ait fotoğraflar ve şüphelilerin ikrarlarıyla sabit olduğunun anlaşılması karşısında, şüphelilerin korunmaya değer bir haklarının bulunup bulunmadığının tespiti açısından müdahalenin men'i kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, açılan çukurun müdahalenin men'ine karar verilen ve kararın ekinde yer alan krokide A ve B harfleriyle gösterilen alanda açılıp açılmadığının tespit edilmesi, gerektiğinde tarafların ve bilirkişilerinde hazır olduğu ortamda keşif icra edilmesi ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, hakkı olmayan yere tecavüz etme suçunun temadi eden suçlardan olduğu ve eylemin devam etmesi halinde mağdurun şikayet hakkının devam ettiği gözetilmeden, müştekinin şikayeti hakkında esasa ilişkin araştırma yapılarak şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, 6 aylık hak düşürücü şikayet süresinin geçirildiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.Şikayetçinin 13.07.2023 havale tarihli Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçesi ile komşusu olan şüphelinin, kendisi ve kardeşlerine ait olan Büyükçiftlik Beldesi ... Mahallesi 2 08... parsel taşınmazının arasından yasal yol geçtiğini, şüphelinin yola ve kendisinin arazisine ağaçlar diktiğini, belirtilen yerleri işgal ederek meyve ağaçları ektiğini belirterek şikayette bulunduğu belirlenmiştir. 2.29.08.2023 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında, olay yerinde yapılan detaylı araştırmalarda şikayetçinin bahsetmiş olduğu meyve ağaçlarının söz konusu 2 08... parsel sayılı taşınmazların içerisinde olduğunun tespit edildiği, aynı zamanda meyve ağaçlarının şikayetçinin evinin önünde bulunan tel örgülerinin dışında olduğu, şikayetçinin evine ve evinin önünden geçen mahalle yoluna hiçbir şekilde engel olmadığının görüldüğü belirtilmiştir. 3.Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2023 tarihli kararı ile yapılan araştırmalar sonucu düzenlenen görgü tespit tutanağı ve bilgi sahibi ifadelerinden, söz konusu ağaçların yolu işgal etmediği, şikayetçiye ait araziye şüpheli tarafından dikildiği ancak bu ağaçların 10 yıldan fazla süre önce söz konusu araziye dikildiğinin tespit edildiği, şüphelinin üzerine atılı suçun takibinin şikayete tabi olduğu, şikayet süresinin de 6 ay olduğu, şikayetçinin 10 yıldan fazla süredir arazisine dikili ağaçlardan haberi olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve şikayetçinin süresinde şikayet hakkını kullanmadığı belirtilerek şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı şikayetçinin itirazı üzerine Yüksekova Sulh Ceza Hakimliğinin 01.02.2024 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının usul ve yasaya uygun olduğundan itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; her ne kadar Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında atılı suçtan, 10 yıldan fazla dikili bulunan ağaçlardan şikayetçinin haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olması ve şikayetçinin şikayet hakkını süresinde kullanmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de, hakkı olmayan yere tecavüz suçu niteliği itibari ile temadi eden suçlardan olup temadi devam ettiği sürece suçtan zarar görenin şikayet hakkının devam ettiği göz önünde bulundurularak şikayetçinin iddialarına ilişkin olarak tecavüzün halen devam edip etmediğinin araştırılması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Yüksekova Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.02.2024 tarihli ve 2024/96 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla