Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/6955 E. , 2026/2249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2749 E., 2025/476 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/6955 E. , 2026/2249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2749 E., 2025/476 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/20 Esas, 2024/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.02.2025 tarihli ve 2024/2749 Esas, 2025/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, cep telefonunda yapılan incelemenin hukuka aykırı olduğuna, arama kararı olmadan ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağına, tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın tanık ..'e ... sattığı ve olay yerinde yakalanan sanığın üzerinde ele geçen metamfetamini ise tanık ..'e satmak üzere ticari amaçla bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, tanıklar .., .. ve ..'in ifadeleri, tanık ..'ün aşamalarda değişmeyen beyanı, banka hesap hareketleri, tanık beyanlarıyla uyumlu sanığın cep telefonunda tespit edilen mesaj içerikleri, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, tanık ve sanığın suça konu maddeleri kendi rızalarıyla teslim etmeleri, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi gereğince gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı talimatı, Silopi Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/3119 değişik iş sayılı onama kararı gözetildiğinde cep telefonu üzerinde yapılan incelemenin ve suça konu maddelerin ele geçirilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.02.2025 tarihli ve 2024/2749 Esas, 2025/476 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesi, tanığa metamfetamin sattığı ve üzerinde ele geçen metamfetamini satmak amacıyla bulundurduğu sabit görülen sanığı TCK'nın 188/3, 188/4-a, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yılı aşkın hapis ve 25.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmış; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddetmiştir. Müdafi, cep telefonu incelemesinin hukuka aykırı olduğunu ve arama kararı olmadan elde edilen delillerin kullanılamayacağını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Cep telefonu üzerinde inceleme, CMK'nın 134. maddesi uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Cumhuriyet savcısının yazılı talimatı ve sonrasında sulh ceza hâkimliğinin onama kararıyla yapılmışsa hukuka uygundur; ayrıca suça konu maddelerin tanık ve sanık tarafından kendi rızalarıyla teslim edilmesi hâlinde arama kararı yokluğu delilleri hukuka aykırı kılmaz.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; olay tutanağı, aşamalarda değişmeyen tanık beyanı, banka hesap hareketleri, telefondaki mesaj içerikleri ve kriminal raporun mahkûmiyeti desteklediğini, telefon incelemesinin savcı talimatı ve hâkim onamasıyla hukuka uygun olduğunu belirterek CMK'nın 302/1. maddesi gereği hükmü oy birliğiyle onamıştır.
Dava Strateji Notu: Telefon incelemesine itiraz edilecekse önce dosyada CMK 134 kapsamında savcı talimatı ve hâkim onaması bulunup bulunmadığı denetlenmeli; bu ikili mevcutsa itiraz sonuç vermez, yoksa güçlü bir hukuka aykırı delil argümanı doğar. Ayrıca rızayla teslim edilen madde yönünden arama kararı yokluğuna dayanmak bu kararın gösterdiği gibi işlevsizdir; savunma banka hareketleri ve mesaj içerikleri gibi destekleyici delil zincirini hedef almalıdır.