İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/7126 Karar: 2026/490 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/7126 K.2026/490

8. Ceza Dairesi 2025/7126 E. , 2026/490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/242 E. 2017/620 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tari

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/7126 E. , 2026/490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/242 E. 2017/620 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tari

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/7126 E. , 2026/490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/242 E. 2017/620 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2017/242 Esas, 2017/620 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 19.06.2018, 08.02.20 17... .01.2017 tarihli eylemlerine yönelik 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; 26.03.2017 tarihli eylemine yönelik 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19.10.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.05.2025 tarihli ve 2024/19005 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve KYB-2025/71434 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda, itiraz yolunu ve 15 günlük başvuru süresinin gösterilmemesi suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.06.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2016 tarihli ve 2016/108137 Soruşturma, 2016/4951 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin 29.01.2017 tarihli eylemi ile erteleme kararının kaldırıldığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2017 tarihli ve 2016/108137 Soruşturma, 2017/8990 Esas, 2017/7352 sayılı iddianamesi ile İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Sanığın 26.03.2017 tarihli eylemine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2017 tarihli ve 2017/541 Esas, 2017/406 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/296 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Sanığın 08.02.2017 tarihli eylemine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2017 tarihli ve 2017/296 Esas, 2017/2196 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/242 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2017/242 Esas, 2017/620 Karar sayılı kararı ile sanığın 19.06.2018, 08.02.20 17... .01.2017 tarihli eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 191/1,43, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; 26.03.2017 tarihli eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 191/1,192/3, 62, 50... . maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19.10.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.12.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2017/242 Esas, 2017/620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İzmir'de 19.06.2016 tarihli kullanım amaçlı uyuşturucu bulundurma olayında savcılığın verdiği erteleme kararında itiraz kanun yolu gösterilmemiş ve karar tebliğ edilmemişti. Şüphelinin 29.01.2017 tarihli eylemi üzerine erteleme kaldırılmış, ayrı tarihli eylemlere ilişkin davalar birleştirilerek İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesince bir grup eylem için 2 yıl 1 ay hapis, 26.03.2017 tarihli eylem için 6.000 TL adli para cezası verilmişti. 8. Ceza Dairesi kesinleşen bu hükümleri kanun yararına bozma yönünden inceledi.

Hukuki İlke: Erteleme kararının hem itiraz yolu gösterilmeden verilmesi hem de şüpheliye tebliğ edilmemesi kararın kesinleşmesini engeller; kesinleşmeyen kararın ihlalinden söz edilemeyeceğinden birleştirilen dosyalar üzerinden kurulan hapis ve adli para cezası hükümleri de kovuşturma şartı yokluğuyla sakatlanır.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hem 2 yıl 1 ay hapis hem 6.000 TL adli para cezası içeren karar oy birliğiyle bozuldu; mahkemenin durma kararı verip erteleme kararının iki haftalık itiraz ihtarıyla usulüne uygun tebliğini sağlaması gerektiği vurgulandı.

Dava Strateji Notu: Birden çok eylemin birleştirildiği ve zincirleme uygulamayla ağırlaşan cezaların çıktığı dosyalarda dahi kök erteleme kararındaki tebliğ ve bildirim sakatlığı tüm hükmü çökertmektedir; müdafi birleştirilmiş dosyalarda her eylemin dayandığı soruşturma kararlarını ayrı ayrı geriye doğru denetlemelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla