İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/7158 Karar: 2026/1221 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/7158 K.2026/1221

8. Ceza Dairesi 2025/7158 E. , 2026/1221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/619 Esas, 2019/877 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/7158 E. , 2026/1221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/619 Esas, 2019/877 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/7158 E. , 2026/1221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/619 Esas, 2019/877 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 06.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve 2024/25400 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve KYB-2025/72682 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığa yüklenen suç nedeniyle Çay Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yoluna başvuru süresi ile şeklinin açıkça gösterilmediği anlaşılmakla; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2019/8201 esas, 2021/8593 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara karşı 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanık yanıltıldığından anılan kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 26.06.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli ve 2015/1824 Soruşturma, 2015/9 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin gösterilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli ve 2016/60 Soruşturma, 2016/45 Esas, ... numaralı iddianamesi ile açılan kamu davasında Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2016 tarihli ve 2016/91 Esas, 2016/716 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, C. Sanığın 05.05.2017 tarihli hırsızlık ve mala zarar verme eylemlerine ilişkin Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli ve 2018/103 Esas, 2019/26 Karar sayılı kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/619 Esas, 2019/877 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 06.12.2019 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Çay Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/619 Esas, 2019/877 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yoluna başvuru süresi hiç gösterilmemişti. Şüphelinin yükümlülüklere uymadığı gerekçesiyle açılan davada önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi; sonraki hırsızlık ve mala zarar verme mahkumiyetinin ihbarı üzerine hüküm açıklanarak Çay Asliye Ceza Mahkemesince 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildi ve 8. Ceza Dairesi dosyayı kanun yararına bozma isteminde inceledi.

Hukuki İlke: TCK 191/2 uyarınca verilen erteleme ve denetimli serbestlik kararları itiraz yolu açık olmak üzere verilip şüpheliye tebliğ edilmelidir; itiraz hakkı tanınmadan ve karar tebliğ edilmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresi de işlemeye başlamaz, dolayısıyla yükümlülük ihlalinden söz edilemez.

Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul edip mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle kanun yararına bozdu; itiraz süresi gösterilmeyen erteleme kararı kesinleşmediğinden kovuşturma şartı oluşmamış, mahkemenin durma kararı verip kararın iki haftalık itiraz ihtarıyla yeniden tebliğini sağlaması gerekirdi.

Dava Strateji Notu: HAGB'nin açıklanmasıyla sonuçlanan TCK 191 dosyalarında dahi zincirin en başındaki savcılık erteleme kararına dönülmelidir: kanun yolu bildirimi hiç yoksa infaz ve erteleme süresi hukuken hiç başlamamıştır; bu emsal, kesinleşmiş eski mahkumiyetlerin Adalet Bakanlığı kanalıyla kanun yararına bozmaya taşınmasında doğrudan kullanılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla