İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/7431 Karar: 2026/1239 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/7431 K.2026/1239

8. Ceza Dairesi 2025/7431 E. , 2026/1239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/691 E. 2019/1010 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/7431 E. , 2026/1239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/691 E. 2019/1010 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/7431 E. , 2026/1239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/691 E. 2019/1010 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/691 Esas, 2019/1010 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 09.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.11.2022 gün ve 2022/11199 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2025 tarihli ve KYB-2025/70014 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 27/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.11.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2018 tarih, 2018/3148 Soruşturma, 2018/87 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 15.09.2019 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2019 tarihli, 2018/3148 Soruşturma, 2019/846 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Tatvan Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/691 Esas, 2019/1010 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 09.10.2019 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.11.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/691 Esas, 2019/1010 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma şüphelisi hakkında Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl denetimli serbestlik tedbirine karar vermiş, ancak kararda itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün gösterilmiştir. Şüphelinin erteleme süresi içindeki yeni eylemi üzerine açılan davada Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis cezası verip ertelemiş; Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir.

Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kanun yolu süresinin yanlış (15 gün yerine 7 gün) bildirilmesi ilgiliyi yanılttığından karar usulüne uygun kesinleşmiş sayılmaz; kesinleşmeyen erteleme kararına dayalı denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamaz ve ihlal gerekçesiyle açılan davada kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek mahkumiyet kararı CMK'nın 309/3. maddesi gereği bozulmuştur; erteleme kararının CMK'nın 173. maddesindeki iki haftalık itiraz hakkı ihtarıyla usulüne uygun yeniden tebliği gerektiği belirtilmiştir.

Dava Strateji Notu: Erteleme ihlali nedeniyle açılan kullanım davalarında savunma, ilk erteleme kararının tebliğ evrakını ve kanun yolu bildirimindeki süreyi mutlaka denetlemelidir; süre yanlış gösterilmişse kesinleşme oluşmadığından mahkumiyet yerine durma kararı talep edilebilir ve kesinleşmiş hükümler için dahi kanun yararına bozma yolu işletilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla