Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/7469 E. , 2026/1980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1173 E., 2025/522 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/7469 E. , 2026/1980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1173 E., 2025/522 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/239 Esas, 2025/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 53. maddeleri uyarınca 22... ay hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10/04/2025 tarihli ve 2025/1173 Esas, 2025/522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Yapılan aramanın usulsüz olması sebebiyle elde edilen delillerin hukuki niteliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağına, delil olarak kullanılamayacağına, sanığın kan testi sonuçlarına göre uyuşturucu kullandığının tespit edildiğine, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, olayda uyuşturucu ticaretinde kullanılan materyallerin ele geçirilmediğine, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde yer alan takdiri indirimin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, narkotik ekiplerinin çalışmaları sırasında sanığın adres de belirtilmek suretiyle uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin bilgi elde edilmesi üzerine yapılan fiziki takipte sanığın üzerinden değişik tür ve miktarda uyuşturucu ele geçirildiği, usulüne uygun alınana karar uyarınca sanığın ikametinde yapılan aramada kullanım sınırının çok üzerinde uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 02.02.2024 tarihli kriminal rapor, arama kararı ve tutanağı, tanık ifadeleri, tutanak mümzilerinin beyanları, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır; Sanık hakkında, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemli yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.04.2025 tarihli ve 2025/1173 Esas, 2025/522 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünden sanık hakkında hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmında "... sanığın koşullu salıverme hükümlerinden yararlandırılmamasına .... " ibaresinin kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.